HİZMETLERİMİZ
Danışan Yorumlarından
Pelin erdem - 12/12/2013 - 12:45
1.5 sene önce ilkokul 1.sınıftaki kızıma selektif mutizm teşhisi kondu.Kızım okulda kimse ile konuşmuyordu.Evdeyse dünyanın en oyuncu çocuğu! Bizim için çok sıkıntılı bir dönemdi,ne yapacağımızı bilemedik.Araştırıken Selektifmutizm sitesinden Şölen Hanıma ulaştık.Şölen hanım bize bu tedavinin uzun bir yol olabileceğini sabırlı olmamız gerektiğini anlattı.Düzenli oyun terapisi ve davranış terapisine aldı,bize ev ödevleri verdi.Öğretmeni ile devamlı iletişimdeydi.Sınıfına gidip oturma düzenini bile değiştirdi.Ama sonunda kızım daha ilk ayın sonunda sıra arkadaşı ile konuştu.Bizim için nasıl büyük bir mutluluk oldu anlatılamaz.Terapilerimiz 5 ay devam etti.Üzerinden 1.5 yıl geçti.Yavrum artık her çocuk gibi okulda konuşup gülüp oynuyor.23 Nisanda gösteriye bile çıktı.Bu sorunu yaşayan aileler acısını bilebilir.Şölen hanıma ve güleryüzlü kadrosu ile Empatizmire minnetimiz büyüktür.Çocuğunuz bu illetin pençesindeyse yardım alın.Çocuğunuza konuşsana niye konuşmuyorsun gibi şeyler asla demeyin.Bir de çocuğunuzla gerçekten oyun oynayın.Biz bunu öğrendik.
A.T - 14/01/2014 - 10:54
Ben ayda 3 ,4 kere yurtiçi ve yurtdışı uçak ile seyahat etmesi gereken bir yöneticiyim.2 senedir psikolog psikiyatrist gezdim durdum. İş arkadaşlarım ve elemanlarım benim uçaktaki panik atak halimi görmesinler diye gideceğim yere tek başıma farklı tarih ve saatlerde uçak bileti aldım.Bir gün bir dostun tavsiyesiile Emdr ve Ebru Güleri'i duydum. Emdr tedavisi ile uçak fobimi sonlandıran Ebru Güler Hanım'a buradan minnetlerimi iletmek istiyorum.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret77987
Site Haritası
ÇOCUKLARDA DÜRTÜ KONTROL BOZUKLUĞU

ÇOCUKLARDA DÜRTÜ KONTROL BOZUKLUĞU

Hayatımızı sürdürebilmek için bazı temel gereksinimlerimiz vardır. Bu gereksinimler doyurulmazsa kendimizi gergin hissederiz. Gereksinimlerimizi doyurmak için bizi harekete geçiren dürtülerimizdir.

Dürtü, bireyi eyleme iten, bedenden, duygulanımdan veya dış etmenlerden kaynaklanan gerilim yaratan bir uyarandır. Bir dürtüyü bozukluk yapan durum ise o dürtüye ve onu gerçekleştirmeye engel olunamaması durumudur.

Çocuk ruh sağlığında en önemli problemlerin başında dürtü kontrol bozukluğu gelir.
Bir bebek yaşamının ilk zamanlarında dürtüleri ile hareket eder.Ağlayarak ihtiyaçlarının karşılanmasını ister.Beklemeyi ve sabretmeyi bilmez. Zaman ilerledikçe anne babasının ve çevresinin etkileri ile dürtülerini kontrol edebilmeyi öğrenir. Bir bebek, acıktığında ,üşüdüğünde, altını ıslattığında,uykusu geldiğinde ağlarsa, isteklerinin olması konusunda tutturursa, henüz neden sonuç ilişkisini düşünebilme ve empati kurabilme bilinci taşımadığını bildiğimiz için dürtülerine göre hareket etmesini kabul edebiliriz.Ancak bebek, gelişim aşamalarını tamamlarken neden sonuç ilişkisini kurabilme yaşına geldiğinde davranışlarını kontrol edebilmesini bekleriz.Küçük yaşlarda çocuğun dürtülerini kontrol etmesi zor iken, yaş ilerledikçe kontrol daha da sağlıklı hale gelmeye başlar. Çocuk çevre ve toplum kurallarına uygun olmayan, zarar verici bir eylemde bulunduğunda olumsuz tepki alır ve bu davranışı sergilememsi gerektiğini öğrenir. Ancak dürtü kontrol problemi yaşayan çocuklar, bir eyleme başlamadan önce , o eylemin sonucunda neler olabileceğini düşünmeden hareket etme eğilimindedirler.Olumsuz davranışları sonucu ceza alsalar bile, başlarına gelen üzücü ve kötü olaylardan ders çıkaramazlar.Uyarılar ve söylemler onların bu davranışlarını tekrarlamasını engelleyemez. İçinde bulundukları sosyal çevre,aileler, arkadaşlar çocuklara uymaları gereken kuralları bir şekilde hissettirir ve öğretir.Bazı çocuklar için dışarıdan gelen kurallara uymak ve içlerinden gelen çağrılara kulak tıkamak oldukça zordur.Sınırlanmak ve denetim altında tutulmak onlar için dayanılmazdır.Temel sorun tüm uyarılar veya olumlu yaklaşımların karşılığının bu çocuklardan alınamamasıdır.

Dürtüsellik çocukların uyumlarını bozan en önemli davranış bozukluğudur.Bu çocuklar disipline olmadaki zorlukları sebebiyle kuralları sevmezler,otoriteye karşı gelirler.Kendi d üşündükleri ve bildikleri gibi dürtülerine göre davranmayı seçerler.Yaşıtlarıyla birliktelerken, olaylara aşırı tepki vermeleri, davranış ve sözlerle arkadaşlarını rahatsız etmeleri sebebiyle istenmeyen çocuk durumuna düşebilirler.Diğer çocuklarla oyun oynarken ya da bir grup etkinliğine katıldığında , oyunun kurallarını kendileri belirler, kuralları kendilerine göre yorumlar ve hep kendi isteklerinin olmasını arzu ederler.Sıklıkla başkalarının sözlerini keserler, karşılarında konuşanı dinlemezler,sıra beklemekte zorlanırlar,başladıkları işlerin sonunu getiremezler, sakarlıkları göze çarpar,dikkat eksikliği yaşarlar,çok yüksek ses ile konuşabilirler. Sınırlandırmalar ve özgürlüklerinin kısıtlanması bu çocuklar için büyük bir problemdir. Bu çocuklar korkusuzlukları ve cesaretleri ile de dikkat çekerler. Davranışları, eylemleri ve iletişimleri konusunda oldukça cesurdurlar.Bu korkusuzluk otorite figürlerinin hiçe sayılması ve kabullenilmemesi anlamına da gelebilir.

Dürtü kontrol bozukluğu oluşumunda iki temel faktörden söz edilebilir. İlk faktör yapısal- biyolojik faktördür, yani genetik geçiş durumudur.Bu çocuklar yapısal olarak kendilerini durduramayan ,otoriteyi sevmeyen, sınırlandırılamayan çocuklardır.Yapılan incelemeler ve çalışmalarda , dürtü kontrolsüzlüğü yaşayan çocukların ailevi özelliklerine bakıldığında,çocukları ile doğru ilgilenen, anne-baba çocuk ilişkisinin iyi olduğu aile yapısında da çocuklarda dürtü kontrol problemi gözlemlenebildiği saptanmıştır.Bu çalışmalarda dürtü kontrol probleminin biyolojik-genetik yatkınlığı ön plana çıkmıştır.Beyinde oto-kontrol merkezi dediğimiz dürtülerimizi kontrol eden işlem merkezinde fonksiyonel olarak bir problem söz konusu ise ,bu sıkıntıya sahip çocuklar dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaktadırlar.

İkinci faktör; ailenin erken çocukluk döneminde çocuğa belli sınırlar koymaması, çocuğa disiplin kazandırmaması, doğru şekilde otorite koyamaması sebebi ile çocuğun sınır ve kural bilmeyerek , her isteğinin yapılması sonucu çocuğun bu yaklaşımları istismar etmeyi öğrenmesi de çocukta dürtü kontrol bozukluğunun gelişmesini sağlayabilir. Aynı zamanda özdeşim yapılan uygunsuz aile modelleri , dürtü kontrolü olmayan anne ve baba , evde şiddetin ve çocuk için ağır cezaların olması , evde alkol kötüye kullanımı da dürtü kontrol bozukluğunu geliştirebilen nedenler olarak sıralanabilir.Suçlu ergenlerle yapılan bilimsel çalışmalarda dürtüsel davranışın çocukluk döneminde yaşanan travmaların neden olduğu zayıf benlik ve üst benlik yapısı ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Dürtüsellik belirtileri genellikle 4-5 yaşlarında fark edilmeye başlar.Çocuğun okul dönemi geldiğinde dürtü kontrol bozukluğu belirgin hale gelir.Erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha sık görülebilir.Dürtü kontrol bozukluğu olan çocukta hiper- aktivite ve dikkat eksikliği görülme olasılığı da yüksektir.

Dürtü kontrol bozukluğuna sahip çocuklarla iletişim kurabilmek için, bu çocukların anne baba ve öğretmenlerinin ; yumuşak ,anlayışlı,sabırlı ceza yerine ödüle odaklı, özellikle duygu paylaşımına dayalı bir tutum izlemeleri oldukça önemlidir.Ödüllendirmenin ve hafif cezaların doğru ve yanlış davranışın hemen ardından yapılması çocuğun davranışını geliştirebilmesi açısından önem taşır.

Dürtü kontrol bozukluğunda tedavi süreci ; uzman bir çocuk psikoloğu tarafından uygulanan ,ailenin dürtü kontrol bozukluğu ile ilgili doğru bilgilendirilmesi, ailenin ve çocuğun öğretmeninin-okulunun doğru yönlendirmesi, dürtü kontrol bozukluğunun yoğunluğuna göre medikal tedavi,mutlaka oto-kontrol sağlamaya ,empati kurmaya, çocuğun yaşadığı stres , öfke ve kaygı ile baş etme becerilerini geliştirmeye ve iç görü kazandırmaya yönelik psikolojik tedaviden oluşmaktadır.Dürtü kontrol problemi yaşayan çocuklarda sosyal uyumsuzluk sıklıkla görüldüğü için bu çocukların kaygısı da yüksek olmaktadır.Bununla birlikte kaygı ve stres çocuğun dürtüselliğinide tetikleyen bir kısır döngüdür.Psikolojik destek her anlamda çocuğun yaşam kalitesini arttırmak adına alınmalıdır.

Dürtü kontrol bozukluğu sadece çocukluk döneminde yaşanmayan, hayat boyu devam eden bir problemdir demek doğrudur. Dürtü kontrol problemi olan çocuklar, erken dönemlerinde tedavi edilmezler ise yetişkinliklerinde ciddi problemler yaşayabilme ihtimalleri yüksektir. Yetişkinlikte dürtüsel davranımlar acı veren duyguları ya da yetersizlik yaşantılarını ortadan kaldırmak için sıkça kullanılır.

Akademik başarısızlık, evlilik hayatında başarısızlık, sosyal iletişimde başarısızlık, depresyon DKB da sık karşılaşılan yetişkinlik problemleri olmakla beraber, alkol ve madde bağımlılığı, kumar,aşırı para harcama , şiddete eğilim, yeme bozuklukları vb. gibi davranış bozuklukları yaşayabilmektedirler.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      1455 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi

BİZE ULAŞIN

6345 Sok.No:22

K:1 D:2  Bostanlı

Karşıyaka İZMİR

(232) 336 36 84

(533) 328 62 72

Psikolog/Aile Dan.Şölen İNCE

Anket
Psikoloğa gitmeye ihtiyaç duyduğunuzda, psikoloğunuzu hangi kıstasa göre seçiyorsunuz?
ANLAŞMALI KURUMLAR
  • Vip-Hayat
  • Turkcell 
  • İzmir Türk Koleji Mez.Dern.
Ayrıntılı bilgi için lütfen merkezimizle irtibata geçiniz.
Danışan Yorumlarından
Seda K. - 17/07/2013 - 02:12
Şölen hanım ile çocuk doktorumuzun yönlendirmesi sonucu tanışmıştık.Oğlumda altına işeme ve tırnak yeme problemleri için görüştük.Her görüşme sonucu eşim ve beni çok açıklayıcı ve detaylı bilgilendirmesi ve oğlumuza karşı davranışlarımızda birebir yönlendirmesi ve önerdiği oyun teknikleri sayesinde çok yol katettik.Biz daha önce de farklı psikoloğa gitmiştik ama bu derece detaylı ve yönlendirici bilgilenmemiştik.Memnuniyetimizi buradan dile getirmek ve teşekkür etmek isteriz.


cccc - 17/07/2013 - 08:57
Ebru Hanım ile tanışmam panik atak teşhisi konulmasıyla başladı.ilaç tedavisi görüyordum fakat faydasını görememeye başladım başka bir çözüm olması gerektiğine inanmaya başladığımız bir anda annem internetten ebru hanım ve EMDR uygulaması hakkında bilgiler bulmuştu.bu sayede ebru hanımla EMDR seanslarına başladık.ilk seanslardan itibaren bu tekniğin çok faydasını görmeye başladım ve zamanla panik ataklarımın kaybolduğunu belirgin bir şekilde gördüm.ve bu sayede ilaç kullanımını tamamen bıraktım.şunu belirtmek isterimki bu tedavi için en başta kararlılık ve düzenlilik gerekiyor.çok kötü bir halde hayattan soyutlanmış bir şekilde ataklarla uğraşırken ebru hanım ve uyguladığı EMDR tekniği sayesinde hayata yeniden başladım.ebru hanımın pozitif enerjisi sayesinde ofisten her seferinde dahada güçlüçıktım.EMDR tekniği kesinlikle panik atak için çok önemli ve uygulanması gereken bir teknik.tüm panik atak hastalarına birebir yaşamış ve faydasını fazlasıyla görmüş biri olarak EMDR ı tavsiye ediyorum.EBRU hanıma sonsuz teşekkürler...