<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pedaog &#8211; Piskolog İzmir</title>
	<atom:link href="https://www.psikologizmir.net/tag/pedaog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.psikologizmir.net</link>
	<description>Psikolojik Danışmanlık ve Psikoterapi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Oct 2020 08:29:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.psikologizmir.net/wp-content/uploads/2020/10/cropped-psikolog-izmir-net-1-32x32.jpg</url>
	<title>pedaog &#8211; Piskolog İzmir</title>
	<link>https://www.psikologizmir.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuk  ve Psikolog</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuk-psikolog/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 08:29:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[pedaog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğu İlk Defa Psikoloğa Götürmek Çocuğunuzu ilk defa psikoloğa götüreceksiniz ancak ona ne söylemeniz gerektiğinden çok da emin değilsiniz… Öncelikle, ... <a title="Çocuk  ve Psikolog" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuk-psikolog/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuk-psikolog/">Çocuk  ve Psikolog</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuğu İlk Defa Psikoloğa Götürmek</h2>
<p>Çocuğunuzu ilk defa psikoloğa götüreceksiniz ancak ona ne söylemeniz gerektiğinden çok da emin değilsiniz…</p>
<p>Öncelikle, psikoloğa gitmeden önceki gün ,çocuğunuza mutlaka doğru bir bilgi vermeniz önemlidir. Yalan söyleyemeyin. “Misafirliğe gidiyoruz “Annenin bir arkadaşına uğrayacağız” “Bir öğretmene gidiyoruz” gibi söylemler veya hiçbir bilgi vermeden çocuğun kendini psikologla bulması çocukta büyük bir güvensizlik yaratır. Çocuklara yapılması gereken açıklama, çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun olmalıdır.</p>
<h3>6 yaş ve altındaki çocuklara</h3>
<p>“ Yarın ailecek konuşmak,sohbet etmek için bir uzmana gideceğiz. Aileler bazen birbirleri ile daha güzel iletişim kurmak, daha iyi anlaşabilmek için bir uzmana gider ve sorular sorarlar.O da bize sorular sorar. Gittiğimiz yerde bir oyun odası olacak .Sen orada oyuncaklarla oynayabilirsin, resim çizebilirsin.Psikolog abla seninle de tanışacak ve bizimle konuştuğu gibi seninle de konuşacak” şeklinde bilgi verilmesi çok daha uygundur.</p>
<h3>7 yaş ve 11 yaş arasındaki bir çocuklara</h3>
<p>“Ailecek görüşmek için bir psikoloğa gideceğiz. Bazen , evde okulda,işte sıkıntılarımız varsa kendimizi daha iyi hissetmek için bir uzmanla paylaşmak yararlı olur.Ayrıca evde birbirimize karşı nasıl daha anlayışlı olabiliriz, nasıl daha iyi iletişim kurabiliriz bunları soracağız.Anne de baba da çocuk da psikolog ile sohbet edecekler ve her sıkıntımızı rahatça paylaşabilmemiz için konuşulanlar özel olacak” Şeklinde bilgi verilmesi, hem çocuğun kendisini sorunlu hissetmesini engeller, hem de psikolog ile kuracağı ilişkide bir güven ortamı hazırlar.</p>
<h3>Psikologlar Çocuklar İle Neler Yaparlar?</h3>
<p>Psikologlar, çocuklar ile görüşmelerinde bilgi almak ve çocuğu gözlemeyebilmek için farklı teknikler kullanırlar.</p>
<p>Resim çizdirme, hikaye anlattırma, hikaye tamamlattırma ,oyun terapisi,duygu kartları, duygu ifadesi oyunları, ilk görüşmede ve daha sonraki görüşmelerde kullanılabilecek tekniklerdir. Çocuğun sıkıntısına bağlı olarak , çocuklarla bilişsel terapi , oyun terapisi, emdr, duygu terapisi gibi tekniklerle psikolog tedaviye uygun gördüğü şekilde devam eder.Çocuklarla yapılan seanslardan sonra anne-baba &#8216;ya gözlemler hakkında bilgi verilir ve sıkıntılara bağlı olarak aile nasıl davranacağı konusunda yönlendirilir.</p>
<p>Ailenin bu yönlendirmelere uygun hareket etmesi ve yeni davranışlar sonucu elde edilen sonuçları psikolog ile paylaşması tedavinin önemli bir aşamasını oluşturur.Çocukta ilerleme kaydedebilmek için ailenin davranışlarının rolü büyüktür.</p>
<h3>Psikolojik Danışmanlık Süreci</h3>
<p>Psikolojik danışmanlık bir kereliğe mahsus bir görüşme değildir, psikolojik danışmanlık bir süreçtir. Bu süreç aileye ve çocuğa bağlı olarak kısa veya daha uzun sürebilir.Özellikle sıkıntı yaşayan çocuklarda ve tanı konulmuş durumlarda,psikoloğun sağlıklı bir geri bildirim verebilmesi ve sağlıklı bir tedavi programı oluşturabilmesi için bilgi alma, gözlemleme ve değerlendirme sürecine ihtiyacı vardır.Tedavi süreci bu aşamadan sonra başlar.Bu sebeple çocuklarını psikoloğa götürürken “bir kere götüreyim nesi var belli olsun “ düşüncesi ile hareket eden ebeveynlerin , bir kerelik görüşmeden bu beklenti ile memnuniyetsiz ayrılma ihtimalleri büyüktür.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuk-psikolog/">Çocuk  ve Psikolog</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Olumlu Davranış</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-olumlu-davranis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 08:24:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[pedaog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Olumlu Davranışın Etkilieri Olumlu ebeveynliğin gücünü ne kadar erken yaşama geçirirseniz, çocuklar da o kadar çabuk karşılık verirler. Bu ... <a title="Çocuklarda Olumlu Davranış" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-olumlu-davranis/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-olumlu-davranis/">Çocuklarda Olumlu Davranış</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Olumlu Davranışın Etkilieri</h2>
<p>Olumlu ebeveynliğin gücünü ne kadar erken yaşama geçirirseniz, çocuklar da o kadar çabuk karşılık verirler. Bu yöntemleri ilk uygulamaya başladığınızda itirazlarla, hayır cevapları ile sık sık karşılaşabilirsiniz. Çocuklar ya işbirliğine girmekten mutlu olacaklar ya da direnmek onları mutlu edecektir. Bu yöntemleri kullanmak sabır ve pratik gerektirir ancak zaman içinde alışarak ve alıştırarak doğal olarak kullanmaya başlarsınız. Çocuklar da olumlu ebeveynlik yaklaşımına alıştıkça bu yöntemler daha etkili olacaktır.</p>
<h3>Olumlu Davranışların Pekiştirilmesi</h3>
<p>Çocuklarda olumlu davranışların pekiştirilebilinmesi için öncelikle çocuğun yaşının gelişimsel özelliklerini bilmek gereklidir. Örneğin, 3 yaşına kadar çocuklar diğer çocuklar ile uyumlu bir şekilde oynayamazlar. Anne babalar 2 yaşındaki çocuklarını başka çocuklar ile oynamaları için bir ortam yaratmaya çalışırlarsa hayal kırıklığına uğrayabilirler çünkü çocukları bekledikleri uygun davranışı göstermeyebilir.</p>
<h3>Gerçekçi Beklentiler</h3>
<p>Aynı şekilde 2 yaşında bir çocuk ile gezmeye gidildiğinde çocuğun uzun süre yerinde oturmayacağı bilinmelidir. Anne baba olarak böyle bir beklentiye girmek aynı şekilde hayal kırıklıklarına ve gerginliklere sebebiyet verebilir. Çünkü bu iki durumda da tanımlanan davranışlar, çocuğun içinde bulunduğu yaş döneminden beklenilmeyecek becerilerdir. Bu sebeple gelişimini desteklemeye yönelik, gelişimsel özelliklerin takip edilmesi edilmesi ve buna uygun ortamların hazırlanması gereklidir.</p>
<p>Her yaş dönemine uygun yöntemi uygulamak önemlidir.</p>
<p>2 yaşındaki bir çocuğa ve 8 yaşındaki bir çocuğa farklı disiplin yöntemleri uygulamak gerekir.Dikkatini başka yere çekmek’ bebekler ve küçük çocuklar için etkili olabilir ama 4 yaşındaki bir çocuk için uygun olmayacaktır. Çocuğun içinde bulunduğu döneme özgü yapabilirlikleri önemlidir.</p>
<h3>Çocuğunuzu İyi Tanımak</h3>
<p>Anne babanın kendi çocuğunu iyi tanıması da büyük önem taşır.</p>
<p>Herhangi bir disiplin yöntemi belirli bir yaş aralığı için önerilebilir, ama anne babalar zaman içerisinde bazı yöntemlerin kendi çocuklarında etkili olmadığını veya bazı yöntemlerin ise çok etkili olduğunu keşfedeceklerdir.Aileler çocuklarının davranışlarının nedenlerini anlamaya çalışırlarsa, oluşan olumsuz bir davranışı değiştirmek için ne yapabileceklerini çok daha kolay bulabilirler. Örneğin çocuk yemek yemiyorsa belki çok yorgundur, belki hastalanmak üzeredir veya başka bir sıkıntısı vardır.</p>
<h3>Çocuğa Ulaşabilmek</h3>
<p>Önemli olan böyle bir durumda çocuğa ulaşılmasıdır. Her davranışın mutlaka geçerli bir nedeni olmayabilir, ancak eğer çocuğun yaptığı olumsuz davranışın çocuğa göre geçerli bir sebebi varsa, bunu bilmek çocuğa daha anlayışla yaklaşılmasını sağlayabilir.Çocukların davranışlarının bir veya birçok nedeni olabilir. Çocukların kendilerini ifade etme becerisi geliştikçe davranışın nedenini, çocukla birlikte bulup düzeltmeye çalışmak veya desteklemek önemlidir.</p>
<p>Anne baba çocuğun davranışının nedenine kendi karar vermemeli, nedeni çocuktan öğrenmeye çalışmalıdır. Ailenin düşündüğü neden çocuk için geçerli olmayabilir. Örneğin, gece yalnız yatmak istemeyen çocuğun kapris yaptığını düşünen anne aslında çocuğun gece korkuları yaşadığını gözden kaçırabilir.</p>
<h3>Çocuklar için güven duygusu</h3>
<p>Çocuklar için güven duygusu yaşamlarındaki temel ihtiyaçtır.Aileler çocuklarına bakmakla yükümlüdürler. Fakat anne baba olmak, çocuk için güvenilen bir kişi olmayı beraberinde getirmez. Güven duygusu bebeklikten itibaren ihtiyaçların düzenli karşılanması ile gelişir. Çocuğa sıcaklık/sevgi göstererek, tutarlı davranarak ve ona karşı adil olarak gelişecektir. Anne babasına güvenen bir çocuk, kendisine sınırlar koyulurken onlara güvenecek ve dediklerini korkmadan yapacaktır.</p>
<h3>Çocukla İlişkide Tutarlı Olma</h3>
<p>Çocukla ilişkide tutarlı olmak çok önemlidir. Tutarlı davranıldığında hep aynı davranışa aynı tepki verilir. Belli bir davranışın kimi zaman hoş görülmesi kimi zaman da aynı davranış yüzünden ceza alınması çocukta çelişkiler yaratabilir. Yaptığı davranışın doğru mu, yanlış mı olduğunu kavrayamaz. Tutarlı davranışlar sergilemek, çocuğun olumlu davranışlar öğretmek ve pekiştirmek için gerekli olan bir özelliktir. Anne babalar istenmeyen davranışlara tepkilerinde zaman zaman farklı, tutarsız davranabilirler. Örneğin, bazen aynı davranış karşısında daha hoşgörülü, bazen ise daha sabırsız ve sert olabilirler.</p>
<h3>Çocuklarda Farklı Davranışların Sebepleri</h3>
<p>Farklı davranmanın birçok sebebi olabilir. Ebeveynin tavrını bazen davranışın nerede olduğu, o günkü ruh hali, çocuğun yaşı, kişiliği, kendilerine benzeyen/benzemeyen yönleri etkileyebilir. Örneğin, çocuk evde yemeğini döktüğünde kızılmıyordur ama misafirlikte dökerse kızılabilir.Anne keyifli olduğunda çocuğun evi dağıtmasını hoşgörebilir, sinirli olunduğunda ise kızılabilir.</p>
<p>Anne babanın ruh hali çocuğa karşı davranışı etkiliyebilmektedir. Anne baba arasındaki eğitim görüşlerindeki tutarlılık yani kullanılan yöntemlerde aynı dilin konuşulması önemlidir. Örneğin, bir davranış anne tarafından kabul edilemezken baba tarafından kabul ediliyorsa, çocuk kendi içinde çatışmalar yaşayabilir.Anne babanın çocuğa karşı tutarlı tepki ve davranışları, çocuğun olumlu davranışlar geliştirmesine yardımcı olacaktır.</p>
<h4>Örneğin,</h4>
<p>aile içindeki kurallar kendisine nedenleriyle aktarıldığı ve kuralları uygularken anne-baba tutarlı olduğu zaman çocuk da kurallara daha kolay uyacaktır. Aynı zamanda çocuğun iç denetim geliştirmesi de desteklenecektir.</p>
<h3>Ailenin Olumlu Model Olması</h3>
<p>Ailenin olumlu model olması önemlidir.Çocuklar çok iyi birer gözlemcidir ve hayatlarında tanıdıkları ilk kişiler aileleridir. Bir video kamera gibi tüm davranışlarını kayıt ederler. Ailelerin bunun farkında olmaları gerekir.Çocuktan yapması beklenen davranışları anne babanın kendi davranışlarıyla örnek olması işi kolaylaştıracaktır. Her evin düzeni ve düzen anlayışı kendine aittir. Ancak bu düzeni sağlayacak kural veya yasakların inandırıcı olması için annenin/babanın da onlara uyması gerekir. Örnek olmak çocuktan istenilen davranışların gerçekleşmesi için bir yoldur.</p>
<h4>İsteyin ama emretmeyin..</h4>
<p>Çocukların yaşamı emirlerle doludur. Düğmelerini ilikle, dişlerini fırçala, yemeğe gel vs. Ebeveynler çocuklarına sürekli olarak aynı şeyi söylemekten nasıl sıkılırlarsa çocuklar da aynı şeyleri duymaktan sıkılırlar. Tekrarlanan emirler iletişimi zayıflattığı gibi etkisini de yitirir.Talep etmenin ve sürekli bir isteği yinelemenin alternatifi sormak ya da rica etmektir. Örneğin; “Git ve oyuncaklarını topla” demek yerine “Gidip oyuncaklarını toplar mısın” denmelidir. “Yapar mısın” sözcükleri çocukların direnişlerini kırar ve onları olaya katılmaya davet eder.</p>
<h4>Uzun Açıklamalardan Kaçının:</h4>
<p>Ebeveynler olarak isteğinizi haklı çıkarmak için konumunuzu açıkladığınızda gücünüzü yitirirsiniz, çocuğun da kafası karışır. Halbuki çocuklara direnmenin bir sakıncası yoktur ve anne ve baba her zaman patrondur.</p>
<p>“Artık yatman gerekiyor, yarın zorlu bir gün olacak. Dişlerini fırçala” demek yerine sadece “Dişlerini fırçalayıp yatar mısın?” demek yeterlidir. Erken yatmanın daha iyi olduğunu vurgulamak istiyorsanız daha sonra, çocuğa sizinle işbirliği yaptığı için memnun olduğunuzu söyleyin. Çocuk yatağa girdikten sonra “Dişlerini ne güzel fırçalamışsın, yarına hazırlıklı olmak için şimdi bir güzel uyuyacaksın” diyebilirsiniz. Çocuklar iyi bir şey yaptıklarında küçük konuşmalara daha açık olurlar.</p>
<h4>Devamlı Öğüt Vermekten Kaçının:</h4>
<p>Birçok ebeveyn çocuklarının kendileri ile konuşmadıklarından yakınırlar. Bunun en önemli nedenlerinden biri, ebeveynlerin çok fazla öğüt ve ders vermeleridir. Davranışı güçlendirmek için iyilikler ya da kötülükler hakkında uzun söylevler verildiğinde çocuklar işbirliğinden uzaklaşırlar. Dokuz yaşından küçükler buna hazır değillerdir, dokuz yaşından büyükler ise bu vaazları dinlemezler. Çocuklara ya da gençlere kaç yaşlarında olurlarsa olsunlar, söylev vermenin tek zamanı, onlar böyle bir şeyi istedikleri zamandır. Çocuk sizden bilgi istemedikçe, söylev yada ders vermek daha fazla direnç yaratır.</p>
<h3>POzitif Ödüllendirme Yöntemi Kullanın</h3>
<p>Çocuğunuza doğru davranışlar öğretmek için en etkili yöntem pozitif ödüllendirmedir. Pozitif ödüllendirmeyi ödüllendirilen davranışın tekrarlanmasıdır. İki tür ödül vardır. Manevi ödül ve maddi ödül. Manevi ödül, takdir etme, öpmek, kucaklamak vb. Maddi ödüller ise çikolata, dondurma, oyuncak almak vb. ödüllerdir. Sisteme erken yaşta başlarsanız manevi ödüllerin çoğu zaman yeterli olduğunu maddi ödüllere ise bazen ihtiyaç duyulduğunu görürsünüz. Ödül sistemini belirlerken öncelikle aşağıdaki hangi tür davranışı değiştirmek istediğimize karar vermeliyiz.</p>
<ul>
<li>Kazandırmak istediğimiz davranışlar</li>
<li>Azaltmasını istediğimiz davranışlar</li>
<li>Onayladığımız ve devam etmesini istediğimiz davranışlar</li>
</ul>
<p>Eğer bir davranışı kazandırmak istiyorsanız öncelikle o davranışı nasıl yapacağını öğretmeniz gerekir. Örneğin, çocuğunuzun ders çalışma programının olmasını ve ödevlerini bu programa göre yapmasını istiyorsanız, öncelikle bu programın kendine ne tür kolaylıklar sağlayacağını anlatmalı ve programı birlikte yaparak nasıl uyacağı konusunda önerilerde bulunmalısınız. Çocuk programa uyduğu sürece hayatının kolaylaştığını görecek ve doğal olarak ödülünü alacaktır.</p>
<h4>Memnuniyetinizi İfade Etmek</h4>
<p>Fakat önerdiğiniz olumlu davranışı uygulamayı becerdiğini gördüğünüzü vurgulamak, memnuniyetinizi ifade etmek ve sevdiği istediği bir ödülle motive etmek bu davranışına devam etme olasılığını güçlendirecektir. Mesela ödevini zamanında yaptığında birlikte oyun oynamak, hafta sonu birlikte futbol maçı izlemeye gitmek gibi.</p>
<p>Eğer olumsuz bir davranışın azalmasını istiyorsanız yine ödüllendirme yöntemini kullanabilirsiniz. Örneğin odasını dağıtan bir çocuğun bu davranışını gözardı ederek ancak odasını topladığı zaman “Odanı topladığın için çok mutlu oldum” diyerek teşvik edebilirsiniz.</p>
<p>Bu yolla çocuğun yapmasını istemediğiniz davranışını görmezden gelir ancak bu davranışın olumlusunu yaptığı zaman ise takdir ederek çocuğun olumsuz davranışı bırakmasını, bunun yerine yaptığı olumlu davranışı tekrarlamasını pekiştirmiş olursunuz. Eğer çocuğunuz evde size yardımcı olduysa ona sarılıp öpebilir ya da “bu günlerde bana çok yardımcı oldun, hadi dondurma yemeye gidelim” diyebilirsiniz.</p>
<h4>Ödül Yöntemini Kullanırken Dikkatli Olmak Gerek:</h4>
<p>Sürekli ödül verdiğinizde çocuk ödüle bağımlı hale gelebilir ve ödül olmaksızın olumlu davranışı kazandırmak mümkün olmayabilir. Kazandırmak istediğiniz olumlu davranışı içselleştiremediği için ödülsüz ortamlarda zorlanablir. Ödül olmazsa yaptıkları işlerden zevk alamaz, başarı duygusunu tadamazlar. Övgü, not, özel ayrıcalıklar gibi ödüllerle çocukları motive etmek ve denetim altında tutmak onların içten gelen kendi motivasyonlarını zayıflatır ve etkinliklerden vazgeçmelerine neden olur.</p>
<h4>Çocuklar Yalnız Ödül Almak İçin Uğraşınca</h4>
<ul>
<li>Resmim güzel olmuş mu?</li>
<li>Ödevimi iyi yapmış mıyım?</li>
<li>ugün yaramazlık yaptım mı?</li>
<li>Odamı topladım gördün mü?</li>
<li>Tabağımdakilerin hepsini bitirdim. Daha çok tv izleyebilir miyim?</li>
</ul>
<p>Gibi soruları sıklıkla sorabilirler.</p>
<p>Övgü dış ödüldür ve çocuk üzerinde etkilidir. Sık övgü alan çocuklar anne babalarını mutlu edebilecek şeyler yapmayı, mutsuz edebilecek şeylerden kaçınmayı öğrenirler. Bazı anne babalar için bu çok istenen bir davranıştır; ama böyle çocuklar yeniliğe kapalı, kendi kendini yönetemeyen, yaratıcılığı gelişmemiş kişiler olmaya adaydırlar. Değişmekten çok uyumu öğrenirler. Yeni bir şey denemektense, kendilerine övgü getirecek kalıplara uyarlar.</p>
<h3>Övgü ve Takdir Farklıdır</h3>
<p>Çocukları takdir ettiğimizde yaptığı davranışın bizi olumlu etkilediğini, mutlu ettiğini ve hoşumuza gittiğini söylemiş oluruz. Anne babasının ya da öğretmeninin olumlu duygularını öğrenen çocuk bu şekilde davranmaya devam etmek ister. Daha fazla takdir görebilmek için diğer davranışlarını da değiştirmek için çaba sarfeder. Çocukları övdüğümüzde ise kişiliğine yönelik yorum yapmış oluruz, yaptığı davranışa yönelik değil. Bu gibi durumlarda çocuklar yapılan tüm yorumları kişiliklerine alırlar ve davranışı değiştirmek kolay iken kişiliği değiştirmek çok daha zordur.</p>
<p>Yani; sınavından çok iyi not almış çocuğa “aferin, sen sınıfın en akıllısısın” dediğimizde onu övmüş oluruz ve çocuk ya gerçekten sınıfın en akıllısı olduğuna kendisi de inanıp bu beklentileri karşılamak zorunda hisseder ve en ufak bir başarısızlık durumunda çok olumsuz etkilenir, ya da kendisi de sınıfın en akıllısı olduğuna inanmadığı için ebeveynine ve kendisine güveni azalır ve olumsuz davranışını değiştirmek için motive hissetmeyecek yahut da sürekli ebeveyn onayına ihtiyaç duyacaktır.</p>
<h4>Bu nedenle çocuğu takdir ederken;</h4>
<ul>
<li>Hangi davranışının olumlu olduğunu açıkça belirtmeli</li>
<li>Takdir çocuğun kişiliğine değil davranışı üzerine olmalı</li>
<li>Takdir ederken yetişkinler kendi duygularını belirtmeli</li>
<li>Takdirin sonunda “Hep böyle yap” mesajını vermemeli</li>
</ul>
<p>Örneğin evdeki sorumluluklarından biri akşam çöpleri dışarı çıkarmak olan bir genç ergen için annesi “ Her akşam çöpleri dışarı çıkararak evdeki sorumluluğunu hiç ihmal etmiyorsun.Bana çok yardımcı oluyorsun ve bunun için çok mutlu oluyorum.” Denilmesi,çocuğun bu sorumluluğunu hiçbir zaman atlamaması için gerekli olan takdir cümlesidir</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-olumlu-davranis/">Çocuklarda Olumlu Davranış</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>WISC-R  Zeka Testi</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/wisc-r-zeka-testi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 08:14:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar için zeka testi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[pedaog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=295</guid>

					<description><![CDATA[<p>WISC-R Zeka Testi Nedir? WISC-R çocuklar için zeka ölçeği, 6-16 yaş arası çocuklara ve ergenlere uygulanan bir zeka testidir. Her ... <a title="WISC-R  Zeka Testi" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/wisc-r-zeka-testi/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/wisc-r-zeka-testi/">WISC-R  Zeka Testi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>WISC-R Zeka Testi Nedir?</h2>
<p>WISC-R çocuklar için zeka ölçeği, 6-16 yaş arası çocuklara ve ergenlere uygulanan bir zeka testidir. Her biri genel zeka bölümünü oluşturan birden fazla yeteneği ölçen WISC-R zeka ölçeği, 12 alt testten oluşmaktadır. Bu 12 alt test sözel bölüm ve performans bölüm olmak üzere ikiye ayrılan bir sınıflama da çocuğa sunulmaktadır.</p>
<p>Sözel bölümü oluşturan alt testler Genel Bilgi, Benzerlikler, Aritmetik, Sözcük Dağarcığı, Yargılama ve Sayı Dizisi’dir. Performans bölümündeki alt testler ise Resim Tamamlama, Resim Düzenleme, Küplerle Desen, Parça Birleştirme, Şifre ve Labirentler’dir.</p>
<h3>WISC-R Zeka Testi Niçin Yapılır?</h3>
<p>WISC-R Zeka Testi genel zeka bölümü hakkında bir yorumlama yapabilmemizi sağlarken, çocuğun test esnasındaki davranışları ve sorulara verdiği yanıtları da birebir gözlemleme şansını sunduğu için davranış problemleri ve ileride oluşabilecek kişilik bozukluklarının tahmin edilebilmesine de yardımcı olmaktadır.</p>
<p>Yetkili kurumlardan eğitim almış ve ehliyetlendirilmiş psikolog ünvanı olan deneyimli bir wisc-r uygulayıcısı yaşantısal gözlemleriyle birlikte bu sapmaları yorumlayabilir ve muhtemel patolojileri tespit edebilir.</p>
<p>WISC-R zeka testi, zeka ile ilgili pek çok değişkenin ve pek çok davranış probleminin tanısını koymamıza yardımcı olacak bilgiler içermektedir.</p>
<h3>WISC-R İle Nelere Tanı Koyabiliriz?</h3>
<p>WISC-R zeka testi uygulaması ile gözlenebilen ve tanısı konulabilen durumlar:</p>
<ul>
<li>Öğrenme güçlüğü (disleksi, diskalkuli ve/veya disgrafi gibi bozuklukların var olup olmadığı)</li>
<li>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu</li>
<li>Akademik başarısızlık (ders başarısızlığı)</li>
<li>Algılama güçlüğü</li>
<li>Okula uyum güçlükleri</li>
<li>İçe kapanıklık, sosyal kaygılar</li>
<li>Okul fobisi</li>
<li>Özgüven eksikliği</li>
<li>İletişim güçlükleri</li>
<li>Sınav kaygısı</li>
<li>Enürezis(idrarını altına kaçırma)-enkoprezis (dışkısını altına kaçırma)</li>
</ul>
<p>Saldırganlık, inatçılık, karşıt olma-karşıt gelme bozukluğu, dürtü kontrol bozuklukları, evden-okuldan kaçma.. gibi sorunların zeka düzeyi ile bağlantılı olup olmadığının tespit edilmesinde WISC-R Zeka Testi’nin yordayıcı gücünden yararlanılmaktadır.</p>
<h3>WISC-R Zeka Testi İzmir</h3>
<p>Üstün yetenekli çocuklara eğitim veren resmi okul ve kurumlar yalnızca Wisc-r zeka testi sonuçlarına göre öğrenci kabul etmektedirler. Wisc-r zeka testi uygulamasını merkezimizde sertifikalı uzman psikologlar yapmaktadır. Wisc-r zeka testi ile çocuğunuzun zihinsel gelişimini bilimsel sonuçlarla takip edebilir ve zeka seviyesine uygun yönlendirme ve rehberlik yapabilirsiniz.</p>
<p>Merkezimizde yapılan wisc-r zeka testi sonucunu 2 gün içerisinde rapor olarak alabilirsiniz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/wisc-r-zeka-testi/">WISC-R  Zeka Testi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Alt Islatma Problemi</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-alt-islatma-problemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 07:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[altını ıslatma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğa tuvalet eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[pedaog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Çocuklar genellikle 18-24 aylarda tuvalet eğitimlerini kazanırlar. Bu süreç 3 yaşın sonuna kadar devam edebilir.Her çocuğun kişilik ... <a title="Çocuklarda Alt Islatma Problemi" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-alt-islatma-problemi/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-alt-islatma-problemi/">Çocuklarda Alt Islatma Problemi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Tuvalet Eğitimi</h2>
<p>Çocuklar genellikle 18-24 aylarda tuvalet eğitimlerini kazanırlar. Bu süreç 3 yaşın sonuna kadar devam edebilir.Her çocuğun kişilik özellikleri,fiizksel gelişimi,psikolojik durumu ve anne-babanın veya tuvalet eğitimini veren kişinin tutum ve davranışları tuvalet eğitiminin kazanılmasında büyük rol oynar.Tuvalet eğitiminin verilmesinde en önemli konu uygun zaman ve koşulların seçilmesidir.</p>
<p><strong>Çocuğa tuvalet eğitimi</strong> vermeden önce çocuğun psikolojik, fizyolojik ve zihinsel olarak hazır olup olmadığına önem verilmelidir.Tuvalet eğitimi genellikle ilkbahar ve yaz aylarında verilirse ,çocuğun motivasyonu ve ebeveynlerin rahatı açıısndan çok daha iyi olur. Ayrıca yazın havaların sıcak olması nedeniyle vücudumuzdaki suyun büyük bir kısmı terle atıldığı için, idrar torbası çocuğu zorlayacak kadar dolmaz.</p>
<h3>Alt Islatma Problemi Nedir?</h3>
<p>Çocuk tuvalet eğitimini kazandıktan sonra , en az 6 aylık bir dönem kuru kalıp, daha sonra istemsiz ve yineleyici olarak tekrar altını ıslatmaya başlamışsa bu durum alt ıslatma problemi <strong>enürezis nokturna </strong>olarak karşımıza çıkar.Gece altını ıslatma, gece uyku sırasında farkında olmadan idrar yapma olarak tanımlanabilir.Eğer alt ıslatma problemi haftada 2 defadan fazla yaşanıyorsa,bu durum enürezis olarak kabul edilebilir.</p>
<p><strong>Gece altını ıslatmanın iki tipi vardır.</strong></p>
<h4>Primer Enürezis</h4>
<p>Vakaların %80-85’ini oluşturur. Bazen altını ıslatmaya sık ve acil idrar yapma ihtiyacı duyma gibi bulgular eşlik edebilir.Bu çocuklarda mesane kontrolü hiçbir zaman kazanılmamıştır. Enürezis hiç kesilmeden bebeklikten itibaren devam eder. Primer enürezis, sinir-kas kontrolünün gelişmesindeki gecikmeden kaynaklanabileceği gibi anne babanın düzensiz ya da yetersiz tuvalet eğitiminin bir sonucu olarak da ortaya çıkar. Birincil enürezis zamanla kaybolur ve yavaş gelişen bu çocuklar, tuvalet kontrolünde arkadaşlarının düzeyine ulaşırlar. Ayrıca primer enürezis olan çocukların %3&#8217;ünde ,şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mesane hastalıkları gibi sorunlar da saptanmaktadır.</p>
<h4>Sekonder Enürezis</h4>
<p>Çocuğun en az 6 ay ile 1 yıl arasında kuru kaldıktan sonra tekrar idrar kaçırmaya başlanması durumudur. Alt ıslatma problemi yaşayan çocukların %30 u bu gruba girer. En sık 5-8 yaşları arasında görülür. Bu tür alt ıslatma olayında tuvalet kontrolü oluştuktan sonra bir gerileme söz konusudur. Bu tip alt ıslatma problemine sebep olarak zorlu yaşam olayları gösterilebilir.</p>
<h3>Sekonder Enürezis Sebepleri Nedir?</h3>
<p>Sekonder enürezis sebepleri şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Yeni bir kardeşin doğumu</li>
<li>Yeni bir eve taşınma</li>
<li>Kreşe veya okula başlama (sosyal kaygı artar)</li>
<li>Anne-baba geçimsiliği ve ayrılığı</li>
<li>Çocuğun ihmal edilmesi veya suistimal edilmesi durumu</li>
<li>Kalıtsal nedenler :Anne ve babadan birisinde altını ıslatma öyküsü varsa çocukta % 45, ikisinde birden varsa %77 oranında altını ıslatma sorunu yaşanmaktadır.</li>
</ul>
<p>Enürezis, hem sık rastlanması, hem de çocuk ve ebeveynler için zor bir durum olması açısından tüm davranış bozuklukları içinde büyük önem taşır. Çoğunlukla tik, kekemelik, tırnak yeme gibi belirtilerle birlikte de görülebilir.</p>
<h3>Çocuklarda Alt Islatma Tedavisi ve Yaklaşımı</h3>
<p>Çocuğa öncelikle ayrıntılı bir muayene ve organik nedenleri araştıracak tetkikler yapılmalıdır. Daha sonra çocuğun psikolojik durumu ele alınmalı, ruhsal nedenler araştırılmalıdır. Aileye ve yaşına göre çocuğa sorunun nedeni açıklanmalı ve psikiyatrist/psikologla işbirliği yapmaları sağlanmalıdır. Aileye bunun bir hastalık olduğu çocuğun bilinçli olarak yapmadığı bu nedenle çocuğu suçlamamaları gerektiği anlatılmalıdır.</p>
<p>Çocuğun alt ıslatma problemi için organik bir neden bulunamamışsa ,çocuk konusunda uzman bir psikoloğa götürülmeli, gerekirse aileye danışmanlığı ve aile terapisi, davranış tedavisi, psikoterapi uygulanmalıdır.</p>
<p>Ailenin katılımı ile uygulanabilecek temel tedavi yaklaşımları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Gece kalkıp tuvalete gitme bir hedef olarak kesinleştirilmeli</li>
<li>Çocuğun tuvalete ulaşması kolaylaştırılmalı</li>
<li>Çocuğun kuru kalma sorumluluğunu üstüne almasına yardım edilmeli</li>
<li>Yatmadan önceki 2 saat boyunca fazla sıvı alımından kaçınılmalı</li>
<li>Kafein içeren içecekler kesinlikle verilmemeli</li>
<li>Çocuk yatağa girmeden hemen önce mutlaka tuvalete gidilmeli</li>
<li>Gece kuru kalması için kesinlikle bez bağlanmamalı (gece kalkma motivasyonunu olumsuz etkilemektedir)</li>
<li>Çocukların hangi günler kuru kaldıkları bir kart üzerine işlenmeli (Yağmurlugünler/güneşli günler takvimi) ve güneşli günlerin fazla olması durumuna çocuk ödüllendirilmeli</li>
<li>Çocukların özgüvenleri desteklenmeli</li>
</ul>
<h3>Altını Islatan Çocuğa Ailenin Yaklaşımı Nasıl Olmalı?</h3>
<p>En önemli konu, ailenin çocuğun bu durumuna anlayışla yaklaşmasıdır. Bu problem,zaten çocuğun özgüvenini ve sosyal ilişkilerini etkilemektedir.Utanma, hırçınlık,tırnak yeme,tikler ,öfke patlamaları,alt ısletme problemi ile birlikte görülebilecek sıkıntılardır.Bazı anne-babaların çocuklarının bilinçli olarak altlarını ıslattıklarını düşündükleri görülmekte ve bu nedenle çocuklarını yargılayan, suçlayan, hatta cezalandıran ailelerle karşılaşılmaktadır.</p>
<p>Çocukların büyük bir çoğunluğu, bilinçli olarak altlarını ıslatmayacakları gibi bilinçli olarak ıslatsalar bile, rahatsız oldukları durum sebebiyle çevrelerine bir mesaj vermek için bu davranışı yaptıkları bilinmektedir. Her iki durumda da ailelerin, cezadan ve suçlayıcı tavırlardan uzak durmaları ,aksine çocuğa sevgi ve anlayışla yaklaşmaları sorunu çok daha hızlı bir şekilde çözecektir.</p>
<p>Çocuklarda alt ıslatma sorunu muhtemel bir kaygı bozukluğuna işaret edebileceği için, bir psikologdan destek alınması sağlıklıd</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-alt-islatma-problemi/">Çocuklarda Alt Islatma Problemi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
