<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmir psikolog &#8211; Piskolog İzmir</title>
	<atom:link href="https://www.psikologizmir.net/tag/izmir-psikolog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.psikologizmir.net</link>
	<description>Psikolojik Danışmanlık ve Psikoterapi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jan 2026 12:00:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.psikologizmir.net/wp-content/uploads/2020/10/cropped-psikolog-izmir-net-1-32x32.jpg</url>
	<title>izmir psikolog &#8211; Piskolog İzmir</title>
	<link>https://www.psikologizmir.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Evliliklerde Uyuşmazlık</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/evliliklerde-uyusmazlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 07:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[çift danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çift terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evliliklerde Uyuşmazlık Problemleri Aile içerisindeki iletişimin temeli karı-koca arasındaki ilişkidir. Sağlıklı bir ilişki, iki kişinin bilinçli olarak düşünüp sorumluluk içinde ... <a title="Evliliklerde Uyuşmazlık" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/evliliklerde-uyusmazlik/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/evliliklerde-uyusmazlik/">Evliliklerde Uyuşmazlık</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Evliliklerde Uyuşmazlık Problemleri</h2>
<p>Aile içerisindeki iletişimin temeli karı-koca arasındaki ilişkidir. Sağlıklı bir ilişki, iki kişinin bilinçli olarak düşünüp sorumluluk içinde aldığı karara dayanmaktadır. Sağlıklı ilişki içerisine giren eşler, öncelikle karşısındaki kişileri değerli ve onurlu görerek, onu olduğu gibi kabul ederler .</p>
<p>Kendi sınırlarının farkında olarak nasıl hareket etmeleri gerektiğini bilirler.Eşler, aile ve evlilik kurumunun sağlıklı işleyebilmesi için, kendi ihtiyaçları ile ailesinin ihtiyaçlarını ayırt etmeli ve bu anlamda ihtiyaçlar arasında denge kurmalıdırlar. Bu anlayış ve disiplin sayesinde uzun vadeli mutluluklar, kısa vadeli geçici doyumlara tercih edilmelidir. Bu da çiftlerin davranış, düşünce ve duygularından kendilerini sorumlu tutmakla mümkün olabilir.</p>
<h3>Eşler Arası Çatışma</h3>
<p>Eşler arasında yaşanan çatışmaların temelinde, her şeyden önce, evlilik gibi bir deneyimin ilk defa yaşanıyor olması gelir. Her iki taraf da, yıllar yılı alışkın oldukları çevrelerini terk etmiş ve yeni bir çevreye adım atmışlardır. Üstelik, aile adı verilen bu yeni çevreyi, tüm sorumluluklarıyla beraber, kendileri oluşturmak durumundadırlar.<br />
Bu durum, ister istemez, eşler üzerinde ciddi bir yük oluşturur. Dahası, henüz birbirleriyle ilgili olarak ‘tanıma’ süreçleri bitmemiştir</p>
<p>Eşler evliliklerini sağlam bir temele oturtmak için birbirlerini iyice tanımak ve birbirlerine tam anlamıyla güvenmek ihtiyacı hissederler. Bu süreçte, eşlerin evlilik öncesi birbirleri hakkında zihinlerinde taşıdığı düşüncelerde ciddi değişiklikler olabilir. Çevremizde sıkça duyduğumuz gibi, “Ben seni böyle tanımıyordum,” “evlilikten sonra çok değiştin” yakınmaları bu dönemin tipik özelliklerindendir.</p>
<h3>Ekonomik Temelli Sorunlar</h3>
<p>Bu temel çatışma ve sorgulamaların dışında, eşler arasında ‘ekonomik sorunlar’dan, ‘eşlerin aileleriyle ilişkileri’ne; ‘iletişim biçimleri’nden, ‘evde kararların nasıl alınacağı’na; ‘eşlerden birinin mi yoksa ikisinin birden mi çalışacağı’ndan, ‘ev işlerinde iş bölümünün nasıl yapılacağı’na; ‘pazar alışverişini kimin yapacağı’ndan, ‘diş macununu ortadan mı yoksa ucundan mı sıkıldığı’na kadar.. pekçok konuda çatışma yaşanır.</p>
<p>Evliliğin ilk bir iki yılı, bu sorunların nispeten istikrarlı bir çözüme kavuşturulmaya çalışıldığı yıllardır. Eşlerin anlayış düzeyleri ve olgunlukları nispetinde bu süre uzayıp kısalabilir. Aslında evliliğin tamamı da, eşler arasındaki uyumun derinleşerek daha köklü bir istikrar düzeyine ulaşması çabası olarak okunabilir.</p>
<h3>Evliliklerde Çatışmalar</h3>
<p>Bu durumda bilinmesi gereken nokta, yaşanan ve yaşanma ihtimali olan bu çatışmaların aslında çok doğal ve normal olduğudur. Bu çatışmaları bir patoloji olarak görmek, evliliğin doğası hakkında ciddi bir yanılgıdır. Çünkü, ait oldukları yerden alınıp tek bir kovaya dökülen soğuk ve sıcak suyun belli bir etkileşim sonrasında ortak bir ısıya kavuşması gibi, eşler de evlilik potası içinde ortak bir anlayış ve duyuş birliğine, ancak bu çatışmalar sonucunda ulaşırlar.</p>
<p>Çatışmalar, aslında, bir taraftan eşlerin birbirlerini daha iyi tanıma fırsatı, bir taraftan da evliliğin başarılı olup olmayacağının sınanma yeridir. Çünkü eşlerin kendi tercihlerinde ne kadar ısrarcı, eşinin tercihlerine ne ölçüde saygılı olduğu, bu çatışmalar neticesinde belli olur.</p>
<h3>Çatışmayı Çözme Becerisi</h3>
<p>Tüm mesele, çatışmaların doğru biçimde çözümlenmesinde düğümlenmektedir. Sorunlu evlilikler genellikle çatışmaların çözüme ulaşamadığı ve giderek evliliğin bir girdabın daireleri gibi üzücü sona doğru ilerlediği evliliklerdir. Sorunların bir çözüme kavuşturulması ise elbette bir dizi şartın yerine getirilmesine bağlıdır.</p>
<p>Çatışmaların sağlıklı bir biçimde çözüldüğü ailede, eşler birbirlerini iyi tanır ve duygular karşılıklı olarak hissedilir ve paylaşılır. Duygu ve düşünceler olduğu gibi, yani abartılmadan ortaya konur. Daima sakinlik korunur. Taraflar kendileri için önemli olan hususları serbestçe ifade ederler.</p>
<ul>
<li>Sorunlar şimdiki bağlam içinde ele alınır ve eski birikimler işin içine sokulmaz. Kesinlikle öğüt verme gibi karşı tarafa yanlış yaptığı ve anlaşılmadığı hissi yaşatacak davranışlardan sakınılır.</li>
<li>Keskin biçimde yargılamaya gidilmez. Kişiler kendi duygu ve düşüncelerini ifade edebilir. Duygu ve düşünceler, ne az ne eksik, olduğu gibi ifade edilir. Karşı tarafın beklentisine ya da ‘en mükemmel’e göre ayarlanmaz.</li>
<li>Konunun özü ile konuya ilişkin olmayan ayrıntılar birbirinden ayırd edilir. Örneğin, aile içinde biri eve geç geldiğinde, ne kadar geç kalındığı değil, niye geç kalındığı, hatta niyetin ne olduğu üzerinde durulur.</li>
<li>Çatışmanın çözümünde, taraflar birbirlerini pozitif bir tutum içinde dinler. “O sussun da, ben ona ne diyeceğimi çok iyi biliyorum,” şeklinde, saldırgan bir tutum sergilemez ya da sözünü kesmez. Böylece taraflar birbirlerine “seni dikkate alıyorum ve seni önemsiyorum,” mesajını verir.</li>
<li>Bir konuşma sırasında yalnız bir çatışma üzerinde durulur; başka çatışma konuları çatışmaya katılmaz. Örneğin, “Hem geç kalıyorsun, hem de bana yardım etmiyorsun,” diyerek, iki konu birden ortaya atılmaz.<br />
Tek kişinin haklı çıkması yerine, iki tarafın da üzerinde anlaşabileceği bir çözüme yönelinilir. “Ben haklıyım, sen yanlış hareket ediyorsun,” tarzında davranılmaz.</li>
<li>Çözümlerin, her iki tarafın da kabul edebileceği, gerçekçi ve gerçekleştirilebilir ölçüde belirgin ve dengeli olmasına dikkat edilir. “Sen” yerine “Biz,” “Sen yapmalısın!” yerine “Biz yapmalıyız,” biçiminde ifadelerin kullanılmasına özen gösterilir.</li>
</ul>
<h3>Tehlike Sinyalleri</h3>
<p>karşılık, eşler arasındaki iletişimi sabote eden birtakım tutum ve davranışlar, bir bütün olarak evliliği de gün geçtikçe daha olumsuz bir noktaya taşıyan tehlike sinyalleridir.</p>
<p>Çatışmaların sağlıklı bir biçimde çözüldüğü ailelere karşılık, kronik hale geldiği ailelerde, ya eşlerden birinin diğerine (genellikle kadın kocasına) bütünüyle boyun eğmek zorunda kaldığı; ya da eşler arasında sürekli bir güç mücadelesi yaşandığı görülür.</p>
<p>Böyle ailelerde, modern zamanın zihinlere zerk ettiği bireycilik fikri doğrultusunda hareket eden eşler, sürekli olarak, karşı tarafı kontrolü altına almaya çalışır. Eşler arasında duygu alışverişi çok azdır. Aile ortamına sevgisizlik ve anlayışsızlık hâkimdir. Ne akşam eve yorgun argın gelen koca, karısından güler yüzlü bir karşılama görür; ne de kadın çabalarına karşılık kocasından bir takdir ve teşekkür cümlesi duyar.</p>
<h3>Aile Ortamına Sevgi</h3>
<p>Aile ortamına sevgi ve anlayıştan ziyade, güçlü olan eşin diğerini sürekli denetim altında tutmaya çalışması damgasını vurur. Bu yüzden, zayıf olan eş duygu ve düşüncelerini ifade ederken hep korku içindedir. Ya da duygularını ifade etmekten çekinmektedir. Söyleyeceklerini hep önceden kestirmek zorundadır.</p>
<h3>Göstermelik Davramışlar</h3>
<p>Eşler birbirlerinden yapabildikleri kadarını değil, en mükemmelini ister. Temelde aile bireyleri arasında ötekini onaylama ve kabul etme krizi yaşanır. Yapılanın takdir edilmesi yerine, sürekli olarak ‘olması gereken’ vurgusu yapılır. Bu yüzden, her şey göstermeliktir; ötekinin beğenmesi için yapılır.</p>
<p>Bu tarz bir mükemmeliyetçilik sonucunda aile bireyleri kendilerinin oldukları haliyle hiçbir değerlerinin olmadığı, kendi düşünüş ve davranışının önemsiz olduğu hissine kapılırlar. Böylesi bir ortamda yetişen çocuklar da, umutsuzluk duygusuyla yaşar ve kendilerini değersiz ve yetersiz bulurlar.</p>
<h3>Mükemmelliyetçilik Tutumu</h3>
<p>Yaşanan olaylar çoğu zaman olduğu gibi kabul edilmez. Hep bir suçlama konusu yapılır. Her şeyin denetim altında tutulması ve mükemmel olması gerektiği düşüncesi hâkimdir. Dolayısıyla, aile ferdleri değersizlik duygusunun yanı sıra, kaygı ve utanç duygusu da yaşarlar. Böylece tamamen dışa bağımlı, kendi iç dünyasıyla kopuk, robot gibi yaşayan bir insan tipi, aile ortamında geçerli hâle gelir.</p>
<h3>Küskünlükler</h3>
<p>Kırgınlık ve küskünlükler, ifade edilemeden ve çözümsüz bir biçimde sürdürülür. Aile bireyleri birbirlerini anlamaz, birbirlerine anlayış göstermez</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/evliliklerde-uyusmazlik/">Evliliklerde Uyuşmazlık</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çift Danışmanlığı</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 06:48:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bireysel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çift danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çift terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çift Danışmanlığı Nedir? Çift danışmanlığı ; birbiriyle çatışmada olan iki insanın etkileşimini değiştirmek için düzenlenmiş bir danışmanlık biçimidir. Daha çok ... <a title="Çift Danışmanlığı" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/">Çift Danışmanlığı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Çift Danışmanlığı Nedir?</h3>
<p>Çift danışmanlığı ; birbiriyle çatışmada olan iki insanın etkileşimini değiştirmek için düzenlenmiş bir danışmanlık biçimidir. Daha çok evlilik danışmanlığı olarak da karşımıza çıkar. Evlilik danışmanlığı konu açısından özel bir ailesel çatışmanın ele alınması nedeniyle çift danışmanlığına göre daha sınırlıdır. Evlilik danışmanlığında , eğitilmiş bir kişi, çiftle danışmanlık süreci için bir anlaşma yapar ve belli iletişim tipleri aracılığı ile rahatsızlığı azaltmaya, uyumu bozan davranış biçimlerini tersine çevirmeye ya da değiştirmeye ve kişilik olgunlaşmasını ve gelişimini sağlamaya uğraşır.</p>
<h3>Evlilik Nedir?</h3>
<p>Kendi kuralları olan veya karı-koca arasında belirlenmiş bir kurum olarak evlilik kelimesi, bir tören, formalite, kontrat veya davranış olarak belirlenebilir.Evlilik genel olarak karı ve koca arasında yasal bir kurum olarak belirlenmiştir. Yasal olma; dini açıdan, medeni açıdan veya bazı kanunlar açısından onaylanmayı gösterir.</p>
<h3>Bireysel Danışmanlık</h3>
<p>Bireysel danışmanlık , evlilikle ilgili problemleri çözemediğinde, eşlerde birindeki ya da her ikisindeki sıkıntının başlangıcının açıkça evlilikle ilgili olaylarla bağlantısı olduğunda ve çatışmadaki bir çift evlilik danışmanlığı istediğinde eşinde sürece katılması düşünülür. Eşler arasındaki iletişim sorunları evlilik danışmanlığı için en önemli nedendir.</p>
<p>Böyle durumlarda eşlerden biri diğeri tarafından sindirilebilir, diğerine düşünce ya da duygularını söylemeye çalışırken kaygılanabilir veya bilinçdışı beklentilerini diğerine yansıtabilir. Danışmanlıkta , eşlerden her birinin diğerini gerçekçi bir şekilde görmesini kolaylaştırmaya yönlendirilir. Çiftlerin cinsel yaşamı gibi bir ya da birkaç alandaki çatışma da danışmanlık alanıdır.</p>
<p>Danışman, tek başına bir sorunu çözmeye başlamadan önce evlilik ilişkisinin tüm yönlerini değerlendirmelidir, çünkü bu evlilikle ilgili yaygın bir bozukluğun bir belirtisi olabilir.</p>
<h3>Çiftlerde İşlev Bozukluğu</h3>
<p>Çiftlerde İşlev Bozukluğu Belirtilerinin Ortaya Çıktığı Alanlar:</p>
<ol>
<li>İş ve Ekonomik Konular: Paranın nasıl kazanılacağı ve nasıl harcanacağı ile ilgili netlikler olmaması, eşlerden birinin onaylamadığı biçimde başkalarına mali destek sağlaması (özellikle karı veya kocanın köken aldığı aileye) işlev bozukluklarına yol açmaktadır.</li>
<li>Ana-baba olma: Çocukların bakımını kimin üstleneceği, eğitimlerinin nasıl olacağı, disiplinlerinin nasıl sağlanacağı da tartışma konularındandır. Genellikleeşlerden birinin ebeveynlik işini tamamen üzerine aldığı ailelerde ya da bir tarafın bu konuları daha iyi bildiğini düşündüğü ailelerde bu ve benzeri yakınmalar daha sık olmaktadır.</li>
<li>Zaman ayırma ve iletişim: Eşlerin birbirlerine, çocuklarına, arkadaşlarına, akrabalarına ayırdıkları zamanın miktar ve kalitesi önemlidir. Birbirlerine yeterli zaman ayıramamaları çift olmalarını engeller. Çiftlerin en sık yakındıkları şeylerden biri “biz konuşamıyoruz” veya “artık konuşacak bir şey bulamıyoruz” olmaktadır.</li>
<li>Çekirdek aile olamama, bu duruma hazır olmama: Ülkemizde giderek azalmasına karşın oldukça sık rastlanan bir durum eşlerden birinin, genelde de erkek olanın ailesiyle birlikte yaşamak ya da eşlerden birinin anne ya da babasıyla birlikte oturmaktır ve bu danışmaya gelen çiftlerin sorun alanı olarak sıklıkla tartıştıkları bir konudur. “Sen onların sözünden çıkmazsın” “Bu evde benim konumun ne zaten” gibi cümleler suçlayıcı olarak tekrarlanır. Bunun biraz farklı şekli de bir süredir büyükleriyle yaşayıp sonradan kendilerine ev kuranların başbaşa kaldıklarında ilişkiyi yürütememeleri durumudur.</li>
<li>Cinsellik: Cinsel ilişkilerinin istenilen sıcaklıkta, sıklıkta, kalitede olmayışı durumu bu alana girebilir.</li>
<li>Evlilik danışmanlığının amaçlarını şu şekilde de tarif edilebilir: Evlilikle ilgili bozuklukların terapisinin amaçları duygusal sıkıntıyı ve yetersizliği azaltmak ve eşlerin her ikisinin birlikte ve bireysel olarak iyilik hallerini desteklemektir. Genel bir yol olarak, danışman sorun çözmeye yönelik ortak kaynakları güçlendirerek, uygunsuz olanların yerine uygun denetim ve savunmaların geçmesini sağlayarak, hem duygusal sarsıntının parçalayıcı etkilerine karşı bağışıklığı hem de ilişkilerin övücülüğünü artırarak ve ilişkinin ve eşlerden her birinin büyümesini destekleyerek bu amaçlara doğru hareket eder</li>
</ol>
<h3>İlişkide Sorumluluk Almak</h3>
<p>Terapötik görevin bir bölümü evlilik içindeki her bir eşin kendi kişiliğinin psikodinamik yapısını anlamak için sorumluluk almaya ikna etmektir. Davranışlarının kişinin kendi yaşamındaki, diğer eşin yaşamındaki ve etraftaki diğer insanların yaşamındaki etkilerinin sorumluluğu vurgulanır; ki bu çoğu zaman evlilikle ilgili anlaşmazlığa yol açan sorunların derinlemesine anlaşılmasıyla sonuçlanır.</p>
<h3>Evlilik Danışmanlığı</h3>
<p>Evlilik danışmanlığı hiçbir evliliğin devamı güvencesini veremez. Gerçekten de belli bazı durumlarda eşlere bitirilmesi gereken sürdürülemez bir birliktelik içinde olduklarını gösterebilir. Bu durumlarda çift zor olan ayrılma ve boşanma süreciyle çalışmak için danışmanla görüşmeye devam edebilir. Bu sürece boşanma danışmanlığı alarak devam edilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ilginizi çekebilir</p>
<ul>
<li><a href="https://felicitapsikolojimerkezi.com/sakarya-cift-terapisi/">Sakarya Çift terapisi</a></li>
<li><a href="https://felicitapsikolojimerkezi.com/">Sakarya psikolog</a></li>
<li><a href="https://sakaryacocukpsikologu.com/">Sakarya çocuk psikoloğu</a></li>
</ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/">Çift Danışmanlığı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuktan Uzakta Yaşam</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuktan-uzakta-yasam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2020 12:51:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar ve boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[pedegog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne Babadan Uzak Olmak Çocuklar için ebeveynlerinden uzak olmak, yeteri kadar görememek ve eksikliğini yaşamak oldukça güç bir durumdur.Boşanmalarda çocuklar ... <a title="Çocuktan Uzakta Yaşam" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuktan-uzakta-yasam/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuktan-uzakta-yasam/">Çocuktan Uzakta Yaşam</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Anne Babadan Uzak Olmak</h2>
<p>Çocuklar için ebeveynlerinden uzak olmak, yeteri kadar görememek ve eksikliğini yaşamak oldukça güç bir durumdur.Boşanmalarda çocuklar genellikle anneleri ile kaldıkları için , daha az görüştükleri ebeveyn çoğunlukla babadır.Babalar farklı bir şehirde yaşıyorlarsa,durum çocuklar için daha güç hale gelir.”Baba” bir çocuk için güven ve destek demektir.</p>
<p>Çocuklar boşanma sonrası, babalarından uzak kaldıkları ve babaları tarafından yeterli ilgi göremedikleri zaman, genelde kendilerini suçlarlar ve babalarını kendilerinden uzaklaştıracak bir şeyler yaptıklarını düşünürler. Öz saygıları zedelenir ve sevilmedikleri , terk edildikleri hissine kapılırlar. Bu sebeple, babaların çocuklarına sevgilerini göstermeleri ve onları ihmal etmemeleri çok önemlidir.</p>
<h3>Boşanmış Bir Babaysanız</h3>
<p>Boşanmış bir babaysanız ve çocuklarınızdan uzak bir şehirde oturuyorsanız, çocuklarınızın yokluğunuzdan olumsuz etkilenmesini en aza indirgemek için yapabilecekleriniz;</p>
<ul>
<li>Birinizin hep diğerinin yaşadığı kente girmesi yerine karşılıklı ziyarette bulunun.</li>
<li>Çocuklarınızla tatile çıkın.</li>
<li>Çocuklarınıza en az haftada iki telefon edin.</li>
<li>Çocuklarınıza posta-kargo ile içinde el yazınız olan sevgi sözcükleri içeren notlarla birlikte küçük hediyeler gönderin.</li>
<li>Çocuklarınıza videoya alınmış görüntülerinizi , fotoğraflarınızı veya banda alınmış ses kaydınızı gönderin ve onların da göndermesini sağlayın.</li>
<li>Çocuklarınıza e – mailler gönderin.</li>
<li>Çocuklarınız için ulaşılabilir olun. Kapalı telefonlar, geri dönülmeyen aramalar çocukları oldukça olumsuz etkiler.</li>
<li>Yeni bir evliliğiniz ve başka çocuklarınız varsa, evinizde mutlaka boşandığınız evliliğinizden olan çocuğunuz için de özel bir alan ayırın.</li>
<li>Çocuklarınızla akraba ziyaretleri düzenleyin.</li>
</ul>
<h3>Kaliteli Zaman Ayırın</h3>
<p>Çocuğunuzla birlikte olduğunuz vakitlerin kaliteli ve paylaşım dolu geçmesi için özen gösterin.Çocuğunuzu ayda 1-2 defa görüyorsanız ,birlikte olduğunuz gün sinemaya gitmek(bire bir paylaşım çok az ) ,günün yarısında telefonla iş görüşmeleri yapmak,dikkati çocuğa vermemek ,görev sorumluluğu ile günü geçirmek çocuğa daha fazla zarar verebilir.</p>
<h3>Özel Günlerini Kaçırmayın</h3>
<p>Çocukların yaşgünü, mezuniyet, resital, gösteri gibi çok özel günlerini kaçırmayın. Çocuğunuzun annesi ile aranızda ne sorun yaşanırsa yaşansın , bu durumu çocuğa yansıtmayın ve çocuğa anne hakkında olumsuz konuşmayın.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuktan-uzakta-yasam/">Çocuktan Uzakta Yaşam</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikoloğa Giderken</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/psikologa-giderken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2020 11:58:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğu Ne Zaman Psikoloğa Götürmeli? Bir çocuğu nezaman psikoloğa götürmeli ? sorusuna yanıt olarak bu makaleyi hazırladık .Hayatınızdaki önemli yaşamsal ... <a title="Psikoloğa Giderken" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/psikologa-giderken/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/psikologa-giderken/">Psikoloğa Giderken</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuğu Ne Zaman Psikoloğa Götürmeli?</h2>
<p>Bir çocuğu nezaman psikoloğa götürmeli ? sorusuna yanıt olarak bu makaleyi hazırladık .Hayatınızdaki önemli yaşamsal olaylar ( ailede vefat,boşanma,taşınma,çocuğun yaşadığı şehrin veya okulunun değişmesi,anne-babadan uzun süre ayrı kalma,aile üyelerinden birinin hastalığı,travmatik bir olay,taciz,vb.) çocuğunuz için stres verici ve baş etmesi zor bir psikolojik duruma sebebiyet verebilir.</p>
<p>Bu veya benzeri olayların yaşandığı bazı durumlarda, çocuğunuzun içinde bulunduğu psikolojik durum çok net bir şekilde de gözlemlenemeyebilir.</p>
<p>Bu tip olaylar, çocuğunuz üzerinde şüphesiz etki bırakır. Bazı çocukların mizacı gereği baş etme stratejileri daha kuvvetli olabilir ancak her çocuk önemli yaşamsal olaylardan bir şekilde etkilenir. Anne-baba olarak, yaşanılan durumların, çocuğunuz üzerindeki duygusal ve davranışsal farklılılar yarattığını gözlemleyebiliyor veya hissediyorsanız , çocuğunuzun içinde bulunduğu durumla baş edebilmesi açısından<strong> yardım alması gerekli olabilir</strong>.</p>
<h3>Çocuğunuzu Nezaman Psikoloğa Götürmelisiniz?</h3>
<p>Çocuğunuzun uzman bir psikologla görüşmesinin gerekli olabileceğinin sinyalini veren durumlar;</p>
<ul>
<li>Konuşma,dil gelişimi ve tuvalet eğitiminde yaşanılan gecikmeler</li>
<li>Öğrenme bozuklukları ve dikkat eksiklikleri</li>
<li>Davranış Problemleri( öfke, karşıt olma,yeme problemleri,alt ıslatma,tırnak yeme)</li>
<li>Okulda notlarında ani düşüşler</li>
<li>Depresyon belirtileri, durgunluk,üzüntü hali,uykusuzluk,aşırı uyku,iştah kaybı vb.</li>
<li>Sosyal olarak içe çekilme,evden çıkmak istememe,akranları arasına katılmama</li>
<li>Diğer çocuklar tarafından psikolojik şiddete maruz kalması,dalga geçilmesi,aşağılanması, aralarına alınmaması vb.</li>
<li>Aşırı agresif tepkiler (vurma,ısırma,tekmeleme,kendini yerden yere atma)</li>
<li>Duygu dalgalanmaları (mutlu görünürken bir an durgunlaşma,üzüntü vb)</li>
<li>Tıbbi olarak bir sorun olmamasına rağmen bedensel arazlar( mide bulantısı, baş ağrısı,kusma vb)</li>
<li>Kaygılarının ve korkularının artması ( okula gitmek istememe,anne-babadan ayrılmak istememe,gece yalnız uyuyamama,takıntılar,aşırı biriktirme davranışları,vb.)</li>
<li>Çocuğun veya ergenin kendine zarar verici davranışları ( kendini kesme, çimdirme,yolma,kendine vurma vb.)</li>
</ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/psikologa-giderken/">Psikoloğa Giderken</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Boşanma Etkisi</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-bosanma-etkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2020 11:42:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar ve boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi Hukuksal bir kavram olarak ele alındığında boşanma , basit anlamda evlilik sözleşmesinin sona ermesidir. Ancak ruhsal ... <a title="Çocuklarda Boşanma Etkisi" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-bosanma-etkisi/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-bosanma-etkisi/">Çocuklarda Boşanma Etkisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi</h2>
<p>Hukuksal bir kavram olarak ele alındığında boşanma , basit anlamda evlilik sözleşmesinin sona ermesidir. Ancak ruhsal açıdan değerlendirildiğinde aile birliğinin bozulması , ailenin bölünmesine ya da bütünüyle dağılmasına yol açan ve bütün aile üyelerini hatta yakın çevredeki kişileri dahi sarsabilen karmaşık olgudur.</p>
<p>Üzerinde durulması gereken en önemli noktalardan en önde geleni boşanmanın kesinlikle anlık bir durum olmadığı belli bir sürecin son noktası olduğudur.</p>
<p>Çocuklar ,bir boşanma durumunda en çok etkilenen aile üyeleridir. Annesiyle babasının birbirleriyle hırlaştıklarını, birbirlerine soğuk davrandıklarını duyar, sevgi eksikliğini hisseder. Bazıanne-babalar dürüstçe sırlarını çocuklarına belli etmemeye çalışırlarsa da çocuk bu havayı sezer. Anne babadan duyduklarından çok gördüklerini,hissettiklerini yargılar.</p>
<h3>Mutsuz Bir Ev Ortamı</h3>
<p>Birbirini sevmeyen bir karı kocanın hayatı mutsuz bir ev demektir , mutsuz bir havada da çocuğun ruhsal ölümü anlamına gelir.Çocuk gittikçe hırçınlaşır ve agresifleşir. Sinirli çocuk sevgi isteyen çocuktur ve evinde sevgi yoktur.</p>
<p>Mutsuz bir evliliği olan bir annenin küçük oğlunun , ona nefret belirten sözlerle tepki verdiğini görürüz. Çocuk annesine sadistçe bir davranışla işkence etmekdir. Çocuk annesini ısırır,vurur,tırmalar.Bu kadar aşırı olmayan örneklerde de ,çocuk sürekli annesinin dikkatini üzerinde toplamak isteyerek ona işkence eder. Mutsuz anne hep aşırı sevgi gösterecektir. Sevgi konusunda evliliğin kapıları kapandığından , anne bütün sevgisini çocuğuna yöneltecektir. Bir çocuğun hayatındaki temel öge sevgidir ama mutsuz anne ve baba sevgiyi yetkin bir biçimde veremez. Böyleleri ya çok az ya da gereğinden çok sevgi gösterirler. Hangisinin daha büyük bir kötülük yaptığını söylemek güçtür.</p>
<h3>Sevgi Açlığı</h3>
<p>Sevgi açlığı içindeki çocuk,eleştiren,her şeye karşıt davranan, nefret eden bir kişi olur . Boğazına kadar sevgiye gömülmüş çocuk ise şımarıktır , annesinin sevgilisi olduğundan durmadan her yerde anne güvenliğini arar.</p>
<p>Sinirli çocuğa bir şans tanımak isteniyorsa evin havası değişmelidir. Gerekirse anne ve babalar etkilerinin çocuklar için kötü olduğunu fark edecek yürekliliği göstermelidirler.</p>
<p>Çocuklar yetişkinler gibi boşanma sonrası toparlanma sürecinde kimi aşamalardan geçerler. Duydukları acı bedensel enerjiyi oldukça azaltır bu yüzden çocuklar uyuşuk davranır , okula gitmeye , ev ödevlerini yapmaya veya arkadaşlarıyla oynamaya heves etmezler.</p>
<p>Bu tür davranışlar devam eder veya çocuğunuz aşamalardan birine takılıp kalırsa , bir danışman veya boşanmış ailelerin çocukları üzerinde uzmanlaşmış bir terapistle konuşabilirsiniz.</p>
<h3>İletişimi açık tutmak</h3>
<p>İletişimi açık tutmak, anne babaların çocukların hangi aşamada olduğunu anlamalarını ve neye ihtiyaçları olduğunu kavramalarını sağlar. Acılarını ne şekilde yaşayıp ne şekilde yaşamamaları gerektiğini söylemek yarardan çok zarar verebilir. Acının nasıl yaşandığı oldukça kişisel bir konudur ve her yetişkin gibi her çocuğun da acı çekmek konusunda kendine has bir tarzı vardır.</p>
<p>Bazıları ağlar bazıları ise hiç gözyaşı dökmez. Bazıları konuşmak ister bazıları ise yalnız bırakılmayı tercih eder. Yalnız kalmak istediklerini söylediklerinde , yanlarında olduğunuzu göstermek için sorular sormaktan kaçınıp sadece çocuğunuzu dinlediğinizi gösterin. Örneğin ; ‘ Gördüğüm kadarıyla odanda çok vakit geçiriyorsun. Ailemizde yaşanan değişimler senin için de zor olmalı ‘denilebilir .</p>
<p>Çocuklarınız duydukları acının üstesinden gelmeye çalışırken onları dinleyin ve hep yakın olmaya özen gösterin. Böylelikle acı ile nasıl baş ettiklerini daha iyi anlayabilir ve onlarla ilişkinizi geliştirebilirsiniz. Acı ile nasıl baş etmeye çalıştıklarını gözlemek , çocuklarının geri kalan döneminde ve buluğ çağında yaşayacakları süreçlerdeki duygusal durumlarına daha iyi uyum sağlayabilmenize yardımcı olur.</p>
<h3>Şok</h3>
<p>Anne ve babam boşanacaklarından ilk söz ettiğinde hissettiklerim tuhaftı. Üzüntülü değildim , sanki hiçbir şey hissetmiyordum.( Mert , 13 yaşında ) ilk aşama yoktur. Boşanıyor olduğunuzu ilk söylediğinizde çocuklarınız sersemleyebilir. Gözleri donuklaşabilir. Hiçbir şey olmamışçasına sakin görünebilirler.</p>
<p>Bu boşanmanın onları etkilemediği anlamına gelmez. Şok , çok güçlü , sersemletici olaylarla baş etmek için kullandığımız bir savunma sistemidir , duygularımız , onlarla yüzleşebilecek hale gelinceye dek uyuşturulur.</p>
<p>Bu aşamada sabırlı davranmalısınız. Boşanmadan söz ederek çocuklarınıza yardımcı olmaya çalışın . ‘ Annenle boşanıyor olduğumuz için kızgın mısın ? ’ türünden evet veya hayırla cevaplandırılabilecek sorular yerine ‘ Merak ediyorum , neler hissediyorsun ? veya ‘… konusunda kızgın mısın merak ediyorum’ türünden açık sorular sorun.</p>
<p>Boşanma ve sonrasında olacaklarla ilgili soruları olup olmadığını öğrenin. Ancak çok fazla soru ile boğmayın. Özellikle ergenlik çağında olanlar çok soru sorulduğunda kendilerini sorgulanıyormuş gibi hissederler. Soru sorduğunuzda , bir başka soru sormadan veya yorumda bulunmadan , cevaplamaları için sabırla bekleyin. Bazen ebeveynler sessizlikten huzursuzluk duyarlar ancak duygularını tanımlamak ve nasıl dile getireceklerini bulmak için çocukların sessizliğe ihtiyaçları vardır.</p>
<h3>Yadsıma</h3>
<p>Annem evden ayrıldığında , bunun sadece kavgalarından biri olduğunu ve kısa sürede geri döneceğini düşündüm. ( Melis , 11 yaşında ) Birçok uzman şok ve yadsıma dönemlerini birleştirir. Bu aşamada , çocuklar duygularını maskeleyebilir ve / veya boşanma söz konusu değilmiş gibi davranabilirler. Bu konuda konuşmayı reddedebilir ve hiçbir soruları olmadığını söyleyebilirler. Bazı çocuklar ebeveynlerinin boşanacaklarını arkadaşlarına söylemezler ve evde olmayan ebeveynin yokluğuyla ilgili bahaneler uydururlar.</p>
<p>Kimisi ise , ebeveynleri boşanma konusu açınca odayı terk eder. Küçük çocuklar kulaklarını tıkayıp , mırıldanmaya ve ‘ Sizi duyamıyorum!’ demeye başlayabilir. Sizden sadece birbirine bağlı , mutlu ailelere dair masallar okumanızı isteyebilirler. Bütün aile üyelerinin mutlu bir biçimde bir arada yaşadığına dair resimler çizebilir , Barbie ve Ken ’i aynı yatağa yatırabilirler.</p>
<p>Bu oyunu oynamak normaldir ve çocuklarınızın duygularıyla baş etmesinde yardımcı olabilir. Onlara Barbie ve Ken ’i artık birlikte uyumadığını söylemeniz gerekmez. Birçok çocuk zamanla , boşanma gerçeğini kabullenmeye başlar. Yadsımanın doğal bir aşama olduğunu ve gerginlikten kısa süreli olarak kurtulmayı sağladığını unutmayın. Yadsıma , boşanma gerçeğini , kayıplarıyla baş edebilecek duruma gelinceye dek reddetmedir.</p>
<h3>Yeni Davranışlar</h3>
<p>Çocuklar , ebeveynlerinin yeniden bir arada olmasını sağlamak için hikayeler uydurabilirler .Diğer ebeveyn eve gelsin diye hasta olduklarını söyleyebilirler. Babalarından annelerini dışarıda yemeğe götürmelerini isteyebilirler , annesinin onu ne çok özlediğini söyleyebilir,annelerinin cep telefonundan babalarına sevgi mesajları çekebilirler.. ‘ Babam bunalımda , sürekli ağlıyor. Yaptıkları için üzgün olduğunu biliyorum.</p>
<p>Ona bir şans daha verirsen , eve gelecektir.’ ( Eren , 14 yaşında .) Kendileri kötü olduğu için ebeveynlerinden birinin evden ayrıldığını düşünen çocuklarsa , ev içinde işlere yardımcı olmaya çalışır ve iyi davranırlar ki anne veya babaları geri dönsün. Çocukların anne babalarının yeniden bir araya geldiğine dair yeniden birleşme fantezileri kurmaları doğaldır. Ailece iyi vakit geçirdiğiniz günleri düşünerek zaman geçirebilirler. Öğretmeni çocuğunuzun kötü zamanlarına dair gündüz düşlerine dalıyor olabilir. Bu durum çocuğunuzun başına gelirse , durumun onun için ne denli zor olduğunu bildiğinizi söyleyin ve rahatsız olduğu şeyleri dile getirmesi için teşvik edin</p>
<h3>Gerçekle Yüzleşme</h3>
<p>Yadsıma boşanmanın ilk aşamasında yararlı olsa da boşanma gerçeği ile yüzleşmeyi sağlayacak bir yol değildir. Bazı çocuklar , boşanmadan sonraki beş on yıl içinde bile bu gerçeği kabullenmekten kaçınırlar. Uzun vadede yadsıma , çocuğunuzun yaşamın diğer zorluklarıyla baş etmede de zorlanmasına yol açabilir. Çocuklarınız sizi ısrarla iyi olduklarına inandırmaya çalışıyorlarsa , boşanmayla ilgili duygularını ifade etmelerinin sizi üzeceği kaygısını taşıyor olabilirler.</p>
<h3>Öfke</h3>
<p>Eski eşim evden ayrıldıktan sonra10 yaşındaki kızım Sude bana çok kaba davranmaya başlamıştı. Babasını evden kovduğumu söyleyerek beni suçluyordu. Benden nefret ettiğini , küçük kardeşine ise , yaramaz bir çocuk olmasaydı babalarının gitmeyeceğini söylüyordu.’’ ( Sevgi D. 42 , iki çocuk annesi.)</p>
<p>İlk şok ve yadsıma süreci kaybolmaya başlayıp gerçek kendini hissettirince , çocuklarınız öfke duymaya başlayabilir. Hayatın adil olmadığını düşünebilirler. Yaşamları ciddi biçimde değişmiştir ve bundan hiç de hoşnut değillerdir.</p>
<p>Ölüm , kaza veya doğal afetlerin tersine boşanma , ebeveynlerden birinin veya her ikisinin seçimiyle olur. Çocuklar ebeveynlerden birinin veya her ikisinin birden bu kararı aldığını bilir. Koruyucu olmalarını beklediği ebeveynleri , yaşamlarını alt üst ettiği için öfke duyarlar. Anne veya babalarını ahlaksız , bencil , ihmalkar veya aileyi bir arada tutmada beceriksiz görebilirler. Anne babalarını sevdikleri ve ihtiyaç duydukları için , öfkelerinden dolayı suçluluk hissederler ve ifade etmekte zorlanırlar.</p>
<h3>Tepkiler</h3>
<p>Çocuklar öfkelerini açık veya dolaylı bir biçimde ifade ederler. Çığlık atabilir , bir şeyler fırlatabilir , arkadaşlarına veya aile üyelerine vurabilirler. Hırsızlık , yalan söylemek , onlardan istediğiniz bir şeyi yapmamak veya kaçıp gitmek gibi tehlikeli olabilecek davranışlara da yönelebilirler.Notları düşebilir veya okulu ekebilirler.</p>
<p>Gündelik işlerini yapmayabilirler veya anne babalarının sevdiği arkadaşlarıyla görüşmemeye başlayabilirler. Uygunsuz gruplarla gezmek veya saçlarını kazıtmak , çocuğunuzun öfkesini , basitçe bireyselliklerini ifade etme yolu olabilir. Dövme yaptırmayı veya burunlarını deldirmeyi , boşanmanın etkisiyle istediklerini düşünmeyin. Çocuklarınızın kişiliğindeki ani değişimleri izleyin ve boşanma konusunu konuşmaya devam edin.</p>
<h3>Üzüntü veya Depresyon</h3>
<p>İlk şok ve yadsıma süreci geçtikten sonra ağlamalar başlar. Öfke devam edebilir veya yerini derin bir keder duygusu alabilir. Sadece ebeveynlerinden birini değil , bir yaşam tarzını da kaybetmiştir. Çaresizlik ve ümitsizlik duyabilir ve ‘ Hayatın ne anlamı var? ’ diye sorabilir. Evde olmayan ebeveyni düşünüp durabilir. Ona ait giysileri veya takıları kullanmak isteyebilir. Bazıları onun gibi davranmaya yönelir ve onun kullandığı kimi ifadeleri sık sık tekrarlar. Kimi zaman , artık evde olmayan ebeveyn gibi davranmak , kayıplarıyla başa çıkmasında yardımcı olur.</p>
<p>Aynı sorunları tekrar tekrar sorabilir. Sorularını cevapladığınızı duymak ona iyi gelir. Bu yüzden sorularına sabır ve anlayışla yaklaşın ve duygularını tanımlayıp ifade etmeine yardımcı olmak için dikkatle dinleyin.</p>
<h3>İyileşme</h3>
<p>‘ Anne ve babam artık birbirlerini sevmiyorlar ama beni seviyorlar.’( Doğa , 6 yaşında.) iyileşme , çocukların normal faaliyete dönmesi ve boşanma konusunu daha rahat konuşabilmesiyle başlar.iyileşme en az iki üç yıl alır. Çocukların değişikliğe uğrayan aileleri ile tatile çıkmaya , doğum günleri yapmaya ve diğer yenilenen aile geleneklerine deneyimlemeye ihtiyaç vardır. İyileşme süreci , boşanan ebeveynleri arasındaki ilişkiden etkilenir. Ebeveynler , aralarındaki çatışmayı azaltarak , iş birliği yaparak ve çocuklarıyla olumlu , destekleyici ilişkiler kurarak iyileşme sürecini kolaylaştırabilirler.</p>
<p>Büyük çocuklar ve yetişkinliğe adımını atmış olanlar için iyileşme , sevildiklerini ve sevme kapasitesine sahip olduklarını kabul etmekle başlar. Kendi evliliklerinin de boşanma ile sonuçlanabileceğini bilseler de , sadakat ve güvene dayalı ilişkiler geliştirmeye açık olabilirler. İyileşme , evliliğe ve sadakate inanmaktır. Ebeveynlerin yaptıkları hataları yapmayacaklarından emin olmaktır. Sevdikleri insanlarla iletişim kurup , sağlıklı ilişkiler geliştirebileceklerini bilmektir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-bosanma-etkisi/">Çocuklarda Boşanma Etkisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selektif Mutizm</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/selektif-mutizm/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2020 11:30:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[mutizm]]></category>
		<category><![CDATA[pedegog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=209</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selektif Mutizm Nedir? SELEKTİF MUTİZMDE (SEÇİCİ KONUŞMAMAZLIK) AİLE -OKUL &#8211; TERAPİ ÜÇLEMESİ Selen 6 yaşında, 1.sınıf öğrencisi. 3 yaşında kelimeleri ... <a title="Selektif Mutizm" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/selektif-mutizm/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/selektif-mutizm/">Selektif Mutizm</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Selektif Mutizm Nedir?</h2>
<p>SELEKTİF MUTİZMDE (SEÇİCİ KONUŞMAMAZLIK) AİLE -OKUL &#8211; TERAPİ ÜÇLEMESİ</p>
<p>Selen 6 yaşında, 1.sınıf öğrencisi. 3 yaşında kelimeleri söylemekte problem yaşadığı için ailesi tarafından dil terapistine götürülmüş.Kısa süreli bir tedaviden sonra konuşması düzelmiş. Annesinin anlattığına göre evde adeta bülbül gibi konuşan Selen ,okulda anaokulundan tanıdığı sadece tek bir arkadaşı ile iletişim kuruyor.</p>
<p>Sınıf arkadaşları tarafından sevilen ve her doğumgünü partisine davet edilen Selen, okulda öğretmenleri ve diğer sınıf arkadaşları ile kesinlikle konuşmuyor.Tenefüslerde oyun parkındaki etkinliklere katılıyor ama başka kimsenin onu duyamayacağı ,onu izleyemeyeceği şekilde ve ortamlarda oyun oynuyor.</p>
<p>Efe, 11 yaşında 6.sınıf öğrencisi. Annesi ve babasının anlatımına göre evde son derece espirili, konuşkan ve rahat. Ancak sosyal ortamlarda oldukça çekingen ve içine kapanık.Yeni arkadaşlıklar kurmuyor,okulda yaşıtlarının düzenlediği etkinliklere ve okul organizasyonlarına katılmıyor.</p>
<p>Tek arkadaşı ,5 yaşından beri yakın olduğu arkadaşı Cem. Okuldaki tenefüslerde genellikle sınıfta ödevini yapmakla meşgul oluyor.Okuldan hiçbir arkadaşı ile konuşmuyor.Buna rağmen okul notları gayet iyi.Son 2 yıldır, sadece çok gerekli olan durumlarda öğretmenleri ile birebir konuşuyor.</p>
<p>Selen ve Efe , selektif mutizm tanısı ile psikoterapi görüyorlar.</p>
<h3>Seçici Konuşmamazlık</h3>
<p>Seçici Konuşmamazlık, diğer adıyla selektif mutizm, bir tür çocukluk kaygı bozukluğudur. Bu çocuklar “konuşmamayı seçtikleri” ortamlarda genellikle göz kontağı kurmaz, kendisine bir iletişim yöneltildiğinde hiç duymamışcasına tamamen hareketsiz kalabilirler. Bu durum elbetteki anne babalar için ,aynı zmaanda öğretmenleri ve hatta bu çocuklarla çalışan terapistleri için dahi zor bir durumdur.</p>
<p>Selektif Mutizme sahip olan çocukların genellikle kaygıya karşı genetik olarak bir yatkınlığı olduğu düşünülmektedir. Bu çocuklar bebekliklerinden itibaren bazı kaygı işaretleri gösterebilirler. Anneden ayrılmada güçlük, sese karşı aşırı duyarlılık, uyku sorunları, aşırı ağlama, yeni durumlara karşı zor adapte olma gibi problemler yaşayabilirler.</p>
<p>Biraz büyüyüp aile dışında sosyal ortamlara katılmaya başladıklarında, konuşmaya karşı bir korku ve beraberinde donup kalma, içe kapanık vücut duruşu, donuk yüz ifadesi ve tikler gibi davranışlar geliştirirler.Bazı çocuklarda , karın ağrısı,kusma,ishal gibi psikosomatik rahatsızlıklar da bu duruma eşlik eder.</p>
<h3>Selektif mutizmi yaşayan çocuklar</h3>
<p>Selektif mutizmi yaşayan çocuklar, evde tamamen farklı bir çocuk oluverirler. Evde Neşeli, konuşkan, hareketli,hatta gürültücü olan çocuk , sosyal ortamlarda bambaşka özellikler sergiler. Bu çocukların niye bazı ortamlarda, bazı kişilerle konuşup bazı ortamlarda konuşmadığı tamamen kendilerini rahat ve güvende hissetmeleri ile ilgilidir.Bulundukları yer ve etraflarındaki insanlar bu noktada büyük önem taşır.</p>
<p>Bulundukları yer: Ev ortamında gayet konuşkan ve hareketli olan çocuk, okul sözkonusu olduğunda, okulun kaygı seviyesini yükseltmesi sebebiyle komünikasyon kurmamayı tercih eder. Sabahları okula çok zor gider.Sınıf ortamında kesinlikle konuşmazken, tenefüslerde ve spor etkinliklerinden zevk alıp oldukça eğlenebilir.Hatta bazen az da olsa komünikasyon kurabilir.</p>
<p>Örneğin Selen ,sınıfın en arka sırasında anaokuldan beri birlikte olduğu en yakın arkadaşıyla oturuyor ve onunla sohbet ediyor. Öğretmeni sınıftaki yerini değiştirip, her ikisini de en ön sıraya oturttuğunda ,ön sırada yani herkesin görebileceği ve duyabileceği yerdeyken aynı arkadaşı ile konuşmaktan kaçınabiliyor.</p>
<p>İnsanlar: Genellikle bu çocuklar ,kendi akranları ve kendilerinden küçükler ile konuşmaya ,yetişkinlerle konuşmaya nazaran çok daha yakınlar.</p>
<h3>Selektif Mutizmin Sebepleri Nedir ?</h3>
<ul>
<li>utangaç mizaç</li>
<li>aile geçmişinde anne-baba utangaç ve kaygılı kişilik yapısı</li>
<li>konuşma bozuklukları</li>
<li>yeni ortamlara ve kültürlere adaptasyon süreci</li>
<li>yaşıtları ile etkileşim içinde bulunabileceği ortamların olmaması</li>
<li>aile içi stres</li>
<li>Gibi etkenleri saymak mümkündür.</li>
<li>Selektif mutizmle birlikte bulunabilecek diğer özellikler ise,</li>
<li>Sosyal fobi</li>
<li>Ayrılık kaygısı</li>
<li>Obsesif özellikler</li>
<li>İnatçılık</li>
</ul>
<p>Olarak sıralanabilir.</p>
<h3>Selektif Mutizmin Başlangıç Yaşı Kaçtır?</h3>
<p>Selektif mutizmin başlangıç yaşı genellikle 2-5 yaş arası olarak kabul ediliyor.Ancak yapılan araştırmalara/istatistiklere göre bu çocukların tedaviye başlama yaşı 6-8 arası olarak saptanmış.</p>
<p>Selektif mutizmde erken tedaviye başlanmasının önemi çok büyük olmasına rağmen, ailelerin geç tedaviye başlamalarının sebebi ailelerin çocuklarının rahatsızlıklarını utangaçlıkla karıştırıyor olmaları veya aile içinde konuşan çocuğun, okul başlayıncaya kadar sosyal ortamlardaki durumunun fark edilmemesi olarak görülebilir.</p>
<p>Birçok aile çocuklarına selektif mutizm teşhisi konulduktan sonra bu kavramı ilk defa duyuyor olmaları sebebi ile bunun çok nadir bir rahatsızlık olduğunu düşünüyor ve kendilerini yalnız hissediyorlar. Ancak yapılan araştırmalara göre selektif mutizm, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite de olduğu gibi çocukların %2 sini etkileyen bir durum. Ayrıca kız çocuklarında erkek çocuklarına nazaran 2 kat daha fazla görülüyor.</p>
<h3>Selektif Mutizmin Tedavisi</h3>
<h4>TERAPİNİN TEDAVİYE KATKISI</h4>
<p>Uzun ve aşamalı sayılabilecek tedavi sürecinde,selektif mutizm yaşayan çocuklara sistematik duyarsızlaştırmaya dayalı davranışsal yaklaşım,olumlu düşünceler ile bilişsel yapılandırmaya dayalı bilişsel yaklaşım , çocuğun davranışlarının değerlendirildiği oyun terapileri ve bazı durumlarda bu terapilerle birlikte ilaç tedavisi etki sağlamaktadır.Bu süreçte aile terapisinin de gerektiği zamanlar ortaya çıkabilir. Çocuğun psikoloğu ile kurduğu sevgi ve güven ilişkisinin tedaviye olumlu katkısı büyüktür .Çocuk ile psikolog ancak güvene dayalı ilişki ortamında ,çocuğun kaygısının azaltılması, kendilik algısının yükselmesi ve kendine güven sağlaması gibi gerekli konular üzerinde çalışabilirler.</p>
<h4>AİLENİN TEDAVİYE KATKISI</h4>
<ul>
<li>Çocuğun olduğu gibi kabul edilmesi ilk şart olmalıdır.</li>
<li>Anne –babanın çocukla,onun utangaçlığını ve korkularını anladıklarını ve zamanında kendilerinin de buna benzer durumlar yaşadıklarını anlatan güven verici konuşmalar yapmaları ve destek olduklarını göstermeleri ikinci önemli adımdır.</li>
<li>Çocuk için evde mutlak bir sevgi ve güven ortamının yaratılması oldukça gereklidir.</li>
<li>Çocuğa konuşmadığı zamanlarda ceza,konuştuğu zamanlarda ödül verilmemeli,çocuk kesinlikle tehdit edilmemelidir.</li>
<li>Çocuğa benlik saygısını güçlendiren övgülerde bulunulmalı,özsaygısını zedeleyecek davranışlardan kaçınılmalıdır.</li>
<li>Dans, tiyatro , resim, jimnastik, yüzme gibi aktivitelere katılımı sağlanmalı,zevk aldığı etkinliklere devam edilmelidir.</li>
<li>Anne-babanın evde çocukla geçirdiği kaliteli oyun zamanı oldukça önemlidir.</li>
<li>Çocuğun iletişimde olduğu yaşıtları ile sık sık bir araya getirilmesi ve birlikte zaman geçirmelerinin teşvik edilmesi ancak baskı yapılmaması gerekir.</li>
<li>Kendisinden yaşça küçük, çocuğun ablalık veya ağabeylik yapabileceği yaşta çocuklarla vakit geçirmesi için ortam yaratılmalıdır.Bu ortam çocuğun çekinmeden konuşabilmesi için ona bir fırsat sunabilir.</li>
<li>Haftasonları ailesi ile birlikte doğa aktivitelerine (park,yürüyüş,bisiklete binme v.s)katılması, çocuğun gerginliğini alır ve kaygısını azaltabilir.</li>
<li>Çocuğa öğretilebilecek basit gevşeme ve nefes teknikleri işe yarayabilir.</li>
<li>Aile ,mutlaka çocuğun psikoterapi görmesini sağlamalı ve sürekliliğini aksatmamalıdır.</li>
</ul>
<p>Aile, okul ile birebir ilişki içinde olmalı, okul ve çocuğun öğretmenleri ile çocuğun durumunu paylaşmalı ve tedavi sürecine dayalı tam bir organizasyon içinde olmalıdır.</p>
<h3>Okulun Tedaviye Katkısı</h3>
<p>Öncelikle çocuk için seçilen okul oldukça önemlidir.Çocuğun daha özel ilgi görebileceği, kalabalık sınıflara sahip olmayan,aktivite programları renkli okullar daha iyi bir seçimdir.</p>
<ul>
<li>Okul ve öğretmenler ile çocuğun durumu detaylı paylaşılmalı,çocuğun ihtiyaçları açıklanmalıdır.</li>
<li>Öğretmenlerin çocuğu konuşması için zorlamamaları,sınıf ortamında çocuğa dikkat çekmemeleri,çocukla özel olarak ilgilenmeleri gerekir.</li>
<li>Çocuğun sosyal faaliyetler için zorlanmaması,ancak katılımı için teşvik edilmesi ve cesaretlendirilmesi önem taşır.</li>
<li>Çocuğun okulda edindiği arkadaşlarından sınıf düzeninde ve sosyal aktivitelerde ayrılmaması ,çocuğun kaygısının artmaması açısından önemlidir.</li>
<li>Çocuğun sınıfının, konuştuğu arkadaşlarından ayrılmaması ve mümkünse sınıflar karıştırılmadan aynı sınıf arkadaşları ile devam etmesi çocuk için daha iyidir.</li>
<li>Çocuk ,daha rahat hareket edebilmesi için,sınıf düzeninde arka sıralarda,başka çocukların dikkatini çekmeyecek şekilde,konuştuğu bir arkadaşı ile yan yana oturursa dersleri daha rahat dinleyebilir.</li>
<li>Çocuğun öğretmenleri ve arkadaşları ile yazarak, sembol ve işaretlerle iletişim kurması engellenmemelidir.Bazı çocuklar iletişim için bu yolu tercih edebilirler ve kendilerini ancak bu şekilde ifade edebilirler.</li>
<li>Okulda bir müzik korosu varsa,çocuk katılım için cesaretlendirilmelidir.Herkesin birlikte şarkı söylediği koro ortamında bu çocukların genellikle katılım sağladıkları gözlemlenmektedir.</li>
</ul>
<h3>Selektif mutizmli Çocuklar Başarılı Olur mu?</h3>
<p>Selektif mutizm tanısı almış çocukların anne babalarının en önemli kaygılarından biri de, çocuğun akademik hayatında zorlanıp , başarısız olacağına ilişkin kaygıdır.Bu çocuklar,zeka açısından çoğu zaman ortalamanın üstünde performans gösterirler ancak okul ortamında kendilerini ifade etmekte zorlanırlar</p>
<p>.Bu sebeple okul seçimi büyük önem taşımaktadır.Okul , aile ile işbirliği içinde ,çocukla ilgili bir şekilde eğitim programını yürütürse,çocuğun başarısız olması için hiçbir sebep kalmaz.Ancak çocuk okul tarafından sahiplenilmez ve ilgi görmezse,kalabalık ortamlarda kaybolup giderse,artan kaygıları sebebiyle hem derslerine odaklanamaz,hem de okula gitmek onun için tam bir kabusa dönüşebilir.</p>
<h3>Selektif Mutizmi Yaşayan Çocukların İhtiyaçları</h3>
<p>Selektif Mutizmi yaşayan çocukların en önemli ihtiyaçları destek ve güven ortamıdır. İletişim kurmamak her ne kadar onların seçimi gibi görünse de, aslında bu çocuklar kendilerini çaresiz ve kapana kısılmış hissederler. Bu kısır döngüden kurtulabilmeleri için, aile-okul-çocuk psikoloğu işbirliği mutlaka gereklidir ve ancak işbirliği sağlanırsa çocuklar bu sorunun üstesinden gelebilirler.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/selektif-mutizm/">Selektif Mutizm</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Dikkat Eksikliği</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-dikkat-eksikligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2020 10:54:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[pedegog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Dikkat Eksikliği Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar konsantre olmakta zorlanırlar.Özellikle okulda dersi dinleme, okuma ve algılama becerisi bir problem olarak ... <a title="Çocuklarda Dikkat Eksikliği" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-dikkat-eksikligi/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-dikkat-eksikligi/">Çocuklarda Dikkat Eksikliği</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Dikkat Eksikliği</h2>
<p><strong>Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar</strong> konsantre olmakta zorlanırlar.Özellikle okulda dersi dinleme, okuma ve algılama becerisi bir problem olarak öğretmenlerin ve ailelerin karşısına çıkar.</p>
<p>Dikkati ve algıyı güçlendirme programımız çocuğunuzun dikkat süresini uzatmasını,konsantre olabilmesini,okuduğunu algılayabilmesini ve aklında tutabilmesini sağlayacak bir program olarak hazırlanmıştır.</p>
<p>Özellikle okuma ve algılama becersini yükseltmesi, çocuğunuzun okul başarısını arttırmaktadır.</p>
<h3>Psikologlarımız ile uygulanan Program İçeriği</h3>
<ul>
<li>Dikkat süresi ölçümü</li>
<li>Algılama ölçümü</li>
<li>Göz &#8211; Beyin ilişkisi ölçümü</li>
<li>Öğrenme stili ölçümü</li>
<li>Göz kaslarının güçlendirilmesi</li>
<li>Algının güçlendirilmesi</li>
<li>ikkat süresinin arttırılması</li>
<li>Okuma ve anlama becerisinin geliştirilmesi</li>
<li>Ailelerle evde uygulanacak ev egzersizleri</li>
</ul>
<h3>Dikkat Eğitim Programı</h3>
<p>her çocuğun kendisine özel olarak hazırlanmakta ve sunulmaktadır. Programımız, her çocuğun öğrenme kapasitesine göre değişmekle birlikte ortalama 8-12 seans aralığında sürmektedir.Dikkat becerisinin ve okul başarısının artması somut olarak gözlemlenebilmektedir.</p>
<h3>Çocuklarda Dikkat Eksikliği Tedavisi</h3>
<p>Çocuklarda dikkat eksikliği tedavisi Merkezimizde görevli Empati <a href="https://www.psikologizmir.net/izmir-cocuk-psikologu/">İzmir çocuk psikoloğu</a> tarafından yüzyüze terapi metodlaarı yada dilerseniz<a href="https://empatizmir.com/urun/cocuk-ergen-terapisi/"> online çocuk psikoloğu</a> taraından gerçekleşmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ilginizi çekebilir</p>
<ul>
<li><a href="https://felicitapsikolojimerkezi.com/sakarya-cift-terapisi/">Sakarya Çift terapisi</a></li>
<li><a href="https://felicitapsikolojimerkezi.com/">Sakarya psikolog</a></li>
<li><a href="https://sakaryacocukpsikologu.com/">Sakarya çocuk psikoloğu</a></li>
</ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-dikkat-eksikligi/">Çocuklarda Dikkat Eksikliği</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
