<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bireysel Psikoloji &#8211; Piskolog İzmir</title>
	<atom:link href="https://www.psikologizmir.net/category/bireysel-psikoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.psikologizmir.net</link>
	<description>Psikolojik Danışmanlık ve Psikoterapi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jan 2026 11:59:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.psikologizmir.net/wp-content/uploads/2020/10/cropped-psikolog-izmir-net-1-32x32.jpg</url>
	<title>Bireysel Psikoloji &#8211; Piskolog İzmir</title>
	<link>https://www.psikologizmir.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda Karşı Gelme</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-karsi-gelme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 08:35:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bireysel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[pedegog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Karşı Gelme Bozukluğu Çocuklarda görülen Karşı gelme Bozukluğu (KGB ) yetişkinliğe dek süre giden psikolojik bir bozukluktur. KGB olan ... <a title="Çocuklarda Karşı Gelme" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-karsi-gelme/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-karsi-gelme/">Çocuklarda Karşı Gelme</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Karşı Gelme Bozukluğu</h2>
<p>Çocuklarda görülen Karşı gelme Bozukluğu (KGB ) yetişkinliğe dek süre giden psikolojik bir bozukluktur. KGB olan öğrencilerde az gelişmiş ahlaksal davranışlar ve sosyal becerilerde gerilik görülür. Bu çocuklar yüksek düzeyde agresyon ve diğerlerini amaçlı olarak rahatsız eden davranışlar sergilerler.</p>
<p>Bu çocuklar okulda ve evde ciddi anlamda zarar verici davranışlarda bulunurlar. İki – üç yaş civarındaki çocuklarda ve ergenlerde karşıt olma ve tartışmacı olma görülen tipik özelliklerdir ancak KGB olan çocuklar 3 yaşından okul yıllarına kadar süren bir zaman dilimi boyunca bu davranış şekillerini sergilerler.</p>
<h3>KGB olan çocuklarda görülen davranışlar :</h3>
<ul>
<li>Kolayca agresifleşir ve kızar.</li>
<li>Kasıtlı olarak diğerlerini irrite eder.</li>
<li>Tahrik edilmeden , aniden öfkelenir.</li>
<li>·Diğerlerinin hataları ve hatalı davranışları için onları suçlar.</li>
<li>Yetişkinlerin isteklerine karşı uyum göstermeyi reddeder.</li>
<li>Değerli , anlamlı olduğuna dair sürekli övünür ve asla gerçekten üzgün olmaz.</li>
<li>Yalan söyler.</li>
<li>Tahrik edilmeden , tahrik unsuru olmadan kinci ve hınçlı davranır.</li>
<li>Akranlarını , aile üyelerini ve diğer yetişkinleri onlarla ters düşecek şekilde kışkırtır , tahrik edici şekilde davranır.</li>
</ul>
<h3>Karşı Gelme Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?</h3>
<p>KGB belirtilerini gösteren bir çocuğun , çocuk psikoloğu tarafından çok yönlü bir biçimde değerlendirilmesi gerekir. KGB olan çocuklarda genellikle ilaçla tedavi yöntemi kullanılmaz. Ancak KGB ’ ye depresyon , anksiyete ya da Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gibi bir ya da daha fazla bozukluk eşlik ettiğinde ilaçla tedavi önerilebilir. KGB ’ye eşlik edebilecek diğer bozukluklar ise :</p>
<ol>
<li>Duygusal Karmaşa.</li>
<li>Öğrenme Güçlüğü.</li>
<li>Tourette Sendromu.</li>
<li>Bipolar Bozukluk</li>
<li>Davranış Bozukluğu (DB)</li>
</ol>
<h3>Davranış Bozukluğu</h3>
<p>Davranış bozukluğunun KGB ’ den daha şiddetli, olduğu düşünülmüştür ancak ılımlı KGB olan çocuk genellikle davranış bozukluğu geliştirmemektedir.Eğer bir öğrenci davranış bozukluğu tanısı almışsa , sıklıkla daha kaygı verici durumlarla karşılaşılır. Yetişkinlik çağında kriminal davranışlara eğilimi de yüksek olur.</p>
<h3>KGB ’nin Nedeni?</h3>
<p>KGB ’nin nedeni bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar , KGB ’ nin çocukluk döneminde gelişimin tamamlanmaması sonucu oluştuğu spekülasyonlarını ortaya atarlar. Bu çocukların , bir çok çocuğun erken dönemlerde kolaylıkla öğrendiği becerileri öğrenemedikleri görülmektedir.Bu bozukluk , çocuğun mizacı ve ailesinin reaksiyonları ile ilişkili olabilir. Zayıf ebeveyn becerileri , aile bireylerinden birinin ölüm nedeniyle kaybedilmesi , boşanma ya da hapse mahkum olma ya da diğer ailevi zorluklar ve sıkıntılar çocukların KGB geliştirmesinde rol oynayabilir.</p>
<p>Bu çocukların tedavisine ve müdahalesine mümkün olduğu kadar erken başlanmalıdır. Tedavi bireysel , aile ya da grup terapisi şeklinde olabilir. Bireysel terapinin amaçları çocuğun problemlerini çözme , iletişim kurma ve öfke kotrolü sağlama becerilerinin geliştirilmesine yöneliktir. Çift terapisi ise KGB olan çocukların sosyal ve kişilerarası becerilerini geliştirmelerinde yardımcı olmaktadır.</p>
<h3>KGB olan Öğrenciler için Öğretmenlere Öneriler</h3>
<p>1. KGB olan bir çocukla iletişim kurarken , diğer çocuklarda olumlu sonuçlar veren davranışlar kontrol -değiştirme tekniklerinin , bu çocuklar üzerinde etkili olamayabileceği hatırlanmalıdır. KGB olan çocuk sıklıkla davranış bozukluğu göstererek ve yetişkinleri reaksiyon almak için rahatsız edecektir.</p>
<p>2. Beklentiler , katı kurallar ve sınırlar kesin ve net olmalıdır.</p>
<p>3. Çocuğun beklentileri bilmesi için sınıf kuralları ve günlük program olmalıdır.</p>
<p>4. Sınıfın rutinindeki herhangi bir değişikliğin KGB olan çocuğu üzeceğinin ve rahatsız edeceğinin farkında olunmalıdır.</p>
<p>5. Tutarlı ve adil olacağınıza dair çocukla aranızda bir güven duygusu oluşturmak için çok çalışmalısınız.</p>
<p>6. Çocuğun uygun bir şekilde davranışlarını kontrol etme yeteneğinin olduğuna inanın.</p>
<p>7. Karşı gelmenin / Karşıt olmanın nedeninin siz olmadığınızı , yalnızca çıkış noktası olduğunuzu anlamalısınız.</p>
<p>8. Çocuğun gerçekten nelerden keyif aldığını keşfedin. Bu bir spor aktivitesi ya da hobi olabilir.</p>
<p>9. Pekiştirebileceğiniz beceriler ya da nitelikler belirleyin , tanımlayın.</p>
<p>10. Bir seferde yalnızca birkaç davranış problemine odaklanın. Hangi davranışı görmezden geleceğinize ve hangi davranışı onaylayacağınıza karar verin. Tolere edemeyeceğiniz durumları / davranışları önemle ifade edin.</p>
<p>11. Problemler arttığında çocuğa şu soruları sorabilirsiniz :</p>
<p>‘Bu yaptığın şey işine yarıyor mu ?’</p>
<p>‘Ne daha çok işe yarar?’</p>
<p>‘Bu sorundan kurtulmak için daha farklı ne yapabilirdim ?’</p>
<p>‘Sana nasıl yardımcı olabilirim?’</p>
<p>12. Öğrenci ile spesifik konularla ilgili olarak özel görüşmeler yapın. Ancak öncelikle her bir konu ile ilgili olarak saygılı / güvenilir olacağınıza dair çocuk size inanmalı ve güvenmelidir. Çocuğun davranışlarını ve problemlerini tartışırken sakin olun. ‘’Okulda başarılı olmanı engelleyen problemin ne olduğunu düşünüyorsun?’’ gibi sorular sorabilirsiniz. Çocuğun konuşmasını bölmeden onu dinleyin. Çocukla birlikte bşr davranış planına karar verin ve bunu çocukla paylaşın.</p>
<p>13. Gerekli olduğunda çocuğun ailesi ile ve çocukla ilişkide bulunan diğer yetişkinler ile görüşün. Böylece herkes ortak bir nokta sunabilir. Bu çocuklar davranışlarının nedeni olarak diğerlerini becerikli bir şekilde ikna ettiğinden beri , bu toplantılara sıklıkla dahil olmazlar. Problem belirtildikten sonra , çocuğun davranışlarını düzeltmesi için ona yol gösterecek çeşitli fikirler ortaya çıkar. Bir davranış planı üzerinde anlaşmaya varılır ya da okulda başarılı olması için gerekli olan davranışlarla ilgili anlaşma yapılır. Grup ayrıntılar üzerinde ve öğrencinin uyumu ile ilgili anlaşma yapılır. Grup ayrıntılar üzerinde ve öğrencinin uyumu ile ilgili olumlu yönler üzerinde karar verir. Aynı zamanda bu kararlar çocuğun okul dışındaki yaşantısını da kapsar. Olumlu ve olumsuz durumları da takip etmeleri gerekir.</p>
<p>14. Yönergelerinizi basitçe ve açık bir dille belirtin. Açık , hazır ve mümkün olduğunca tutarlı ve uyumlu olun.</p>
<p>15. Yardımcı olabildiğinizi farz edelim , çocuğun gelişimini gerçekleştirdiğini görmesini saplayacak bir tasarı sunun. Örneğin ; çocuğu destekleyecek semboller , etiketler (sticker ) ya da markalar kullanın. Ayrıca , bilgisayarda ekstradan zaman geçirmesine , sevdiği bir öğretmenine yardım etmesine ya da bir ev ödevini yapmasına izin verilebilir.</p>
<p>16. Çocuğun uygun olan davranışlarının farkında olmasını sağlayın. Ancak farkında olmanız gereken durum şudur ki ; KGB olan çocuklar sizin isteklerinize karşı gelmek zorunda hissedecek , direktiflerinizden kaçınacak ve bol bol övgüler yağdıracaktır. Örneğin ; bir övgünün ardından öğrenci ağlayarak ya da birisine vurarak misilleme yapabilir.</p>
<p>17. Çocuğa olumlu bir yorumun fısıldanması gibi küçük adımlarla davranışların düzletilebileceğinin doğruluğunu kabul edin. ‘ Seninle gurur duyuyorum .’ gibi duygusal ifadelerden kaçının. Bunun yerine ‘ İyi bir iş başardın.’gibi ifadeler kullanabilirsiniz.Ya da ona verilmesi için bir not yazabilir veya ona e-posta gönderebilirsiniz.</p>
<p>18. KGB olan bir çocuğu azarlamaktan , ona göz dağı vermekten ya da onunla tartışmaya girmekten kaçının. Çünkü çocuk sizin bu sözlerinizi karşılık vermekten çok cezalandırma olarak görecektir.</p>
<p>19. Sesinizi yükseltmekten ya da duygularınızı belli etmekten kaçının. Nesnel ve sakin bir biçimde şöyle bir şey söyleyebilirsiniz : ‘ Since you broke the rulet this is what you will do.’ Bir hakem gibi kimin durumdan sorumlu olduğunu belirleyin. Çocuğun tartışmaya girmesine izin vermeyin. Yalnızca bir kurala uyulmadığında neler olduğunu tekrar belirtin.</p>
<p>20. Kontrolü saat ya da zil gibi bir objeye bırakmak da olanaklıdır. ‘</p>
<p>21. Zaman sınırlaması olmayan ve çocuğun olumsuz duygularını herhangi bir şekilde özgürce ifade edebileceği bir yer sağlayın. ‘ Dinlence alanında geçirdiğin zamanın yardımı oldu mu ? ’ ya da ‘ Dinlence alanına gittiğinde sana ait olan süre başlayacak.’ Eğer bu okulunuzda uygun olarak kabul edilirse , sıkmak için kil ya da hamur , yumruklamak için bir yastık ve / veya yırtmak için eski dergiler – gazeteler bulundurun. Böylece çocuk bazı düşmanca duygularını bu yolla ifade edebilir ve rahatlayabilir.</p>
<p>22. Süpervize edilen bazı kooperatif öğrenim aktiviteleri düzenleyin. Böylece öğrenciyi akranları ile yapıcı bir şekilde öğrenme biçimleri konusunda iletişim kurması için asiste etmiş olursunuz.</p>
<p>23. Okulunuzdaki danışman öğretmene öğrenci ile bireysel çalışmak istediğinizi belirtin ya da küçük bir grup ile birlikte çalışarak öğrencinin öfke kontrolünü öğrenmesi ve sosyal becerilerini geliştirmesi için yardım isteyin.</p>
<p>24. KGB olan çocuğa bir takım şeyleri öğretmeye çalışmanın oldukça zor , stresli ve yorucu olduğunu anlamalısınız. Bu nedenle kendinize dikkat etmelisiniz.</p>
<p>25. Bunaldığınızda , boğulduğunuzu hissettiğinizde ya da sınıfınızdaki diğer çocukların ve kendinizin güvenliğinden kuşku duyduğunuzda , size asistanlık edebilecek bir okul danışmanı , psikolog , özel eğitim öğretmeni ya da diğer profesyonellerden yardım isteyin.</p>
<p>Bu çocukların gelecekleri zorlu olabilir. Birçok çocuk Karşı Gelme Bozukluğu ile büyümektedir. Bazıları ise KGB ’ ye eşlik eden ve daha fazla tedavi gerektiren bozukluklar geliştirmektedir. KGB yaşayan pek çok çocuk Davranış Bozukluğu tanısı almaktadır ve bu çocukların davranış problemleri daha şiddetli olmaktadır.</p>
<p>KGB olan bir çocuğu okul içinde yönlendirmeye çalışmak ve zapt etmek oldukça mücadele isteyen bir durumdur. Bu mücadele okuldaki profesyonellerin ve ailenin katılımını gerektirdiği gibi,çocuk psikoloğunun da desteğininalınması önemlidir. Bununla beraber , çocuğun yaşamına ne kadar erken psikolojik yardım sağlanırsa , olumlu sonuç alma olasılığı o kadar yüksektir</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-karsi-gelme/">Çocuklarda Karşı Gelme</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Takıntı</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-takinti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 07:49:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bireysel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir çocuk terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[okb]]></category>
		<category><![CDATA[takıntı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=280</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Takıntı Problemi Takıntılar, mantıksız olduğunu bildiği halde, insanın bir türlü kafasından atamadığı rahatsızlık edici fikirler ,hayaller ve dürtülerdir. Takıntılar ... <a title="Çocuklarda Takıntı" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-takinti/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-takinti/">Çocuklarda Takıntı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Takıntı Problemi</h2>
<p>Takıntılar, mantıksız olduğunu bildiği halde, insanın bir türlü kafasından atamadığı rahatsızlık edici fikirler ,hayaller ve dürtülerdir. Takıntılar beynin davetsiz misafiridir. Kimine kirlendiği hissi gelir,devamlı temizlik ihtiyacı duyar, kimi şüphelerine teslim olur,kiminin aklına birine zarar verebileceği endişesi saplanır.</p>
<ul>
<li>Günde kaç kere el yıkarsınız, gününüzün kaç saati el yıkama ile geçer?</li>
<li>Ütüyü prizden çekmişmiydim diye her evden çıkışınızda eve döner kontrol eder misiniz?</li>
</ul>
<p>Takıntıya cevap olarak gerçekleşen,kişinin kendisini yapmaktan alıkoyamadığı,katı biçimde uygulanan davranışlara da kompülsiyon denir. İnsanların pek çoğunda irili ufaklı takıntılar mevcuttur ancak takıntıların hastalık haline gelmesi için rahatsız edici boyutta olması gerekir.Bu takıntılar kişiye acı verirse, günlük hayatını yaşayamayacak şekilde etki ederse,insan ilişkilerine zarar verirse,takıntı hastalığı, bilim dilinde obsesif kompulsif bozukluk var demektir.</p>
<h3>En Sık Görülen Takıntılar</h3>
<h4>Bulaşma takıntısı</h4>
<p>En sık görülen takıntı türlerinden biri olan bulaşma takıntısını yıkama ve yıkanma kompülsiyonu izler. Bulaşma takıntısında dışkı, idrar,mikrop,toz,sperm gibi nesnelerden kaçınılır. Kişi mikrop kapmaktan korktuğu için evinden çıkamayacak duruma gelebilir ve yıkanmaktan cildi yara olabilir.</p>
<p>Bu kişilerde bulaşma,utanç, iğrenme, tiksinme duyguları da sıkça görülür.</p>
<h4>Şüphe takıntıları</h4>
<p>Bu kişiler bazı şeyleri yapıp yapmadıklarından daima şüphe ederek devamlı yaptıklarını kontrol etme ihtiyacı duyarlar. Bu obsesyon tipinde kapının kilitli olup olmadığını kontrol etmek için defalarca eve geri dönülebilir, ışığın açık kalıp kalmadığını kontrol için defalarca yataktan kalkılabilir veya verilen bir işi hatasız yapıp yapmadığından emin olmak adına aynı yazı yüzlerce kez kontrol edilebilir.</p>
<h4>Bedenle ilgili takıntılar</h4>
<p>Bu tip takıntıya sahip kişilerin çoğu ölümcül hastalığa yakalanma endişesinden kurtulamazlar.Özellikle devamlı kanser olduklarına dair ciddi şüpheleri vardır. Sağlıklı olduklarına asla ikna olmazlar.Bazıları da vücutlarındaki hayali bir kusurla uğraşıp durabilirler. Örneğin burnunu beğenmeyen ve olduğundan daha büyük olduğunu düşünen bir bayan, her aynada, camda, hatta yüzünün yansıdığı su birikintiisnde bile kendini süzer ve burnunun kusurunu aklından çıkaramaz.</p>
<h3>Düzen ve simetri takıntıları</h3>
<p>Simetri takıntılılar, yaşadıkları ortamlarda her şeyi belli ölçülerde düzenleme gereği duyarlar. Benimsedikleri düzende yapılan değişimleri çabucak fark edip eski haline getirirler.Bu takıntıya sahip olan kişiler devamlı simetri ararlar.Onlara her şey eğri duruyormuş gibi gelir. Sürekli masa üstünü, dolapları düzenlemek isterler. Dolaptan bir gömlek alıp giymesi bir saati bulan, çünkü gömleği oradan alırken düzeni bozmak istemeyen hastaların sayısı çok fazladır. Bu kişilerin çoğu bir şeyleri düzenlemeye çalışırken saatlerce uğraşmak zorunda kalırlar ve bir türlü istedikleri biçimi veya düzeni oluşturamazlar.Düzen takıntılılar devamlı düzensizlikten yakınabilirler.</p>
<h4>Saldırganlık Takıntıları</h4>
<p>Bu kişiler iradelerini kaybedip çevredeki kişilere veya kendilerine zarar vermekten korkarlar.Kişi asla saldırgan duygular taşımadığı halde, birini arabasıyla ezeceği, yemek yerken sofradaki bir aile üyesini bıçak saplayıp öldüreceği ya da yeğenini camdan atacağı gibi düşüncelerle meşguldur. Asla yapmayacağı halde bu düşünceleri aklından atamaz.</p>
<h4>Cinsel Takıntılar</h4>
<p>Cinsel arzu duymadıkları halde o kişiyle akıllarına cinsellik düşüncesi gelen kişiler cinsel takıntılıdırlar. Anne, baba, kardeş, hatta kendi çocuklarıyla ilgili cinsel görüntüler gelir akıllarına ve bu da çok büyük utanç duygusunu beraberinde getirir.</p>
<h4>Dini Takıntılar</h4>
<p>Bu takıntıya sahip kişiler, aslında inançlı ve dindar oldukları halde akıllarına dinle ilgili aykırı düşünceler gelir. Allah var mı yok mu gibi sorular, etmedikleri halde kutsal şeylere küfür etmek akıllarına gelir ve bundan çok rahatsız olurlar.Günah olan şeyleri yapma isteği de bu takıntının bir başka şeklidir.</p>
<h4>Metafizik Takıntılar</h4>
<p>Takıntılı kişiler, felsefenin çözemediği sorularla sürekli uğraşır bu yüzden acı çekerler.Ölüm ne demek, ölümden sonra nereye gideceğiz, ahret var mıdır,ruh nerededir,yıldızların ötesinde neler var,evreni ne sonlandıracak şeklindeki sorular ,bu kişilerin aklını devamlı meşgul eder.</p>
<p><strong>Sık karşılaşılan kompülsiyonlar ise:</strong></p>
<ul>
<li>Kontrol Etme</li>
<li>Yıkama</li>
<li>Sayma</li>
<li>Sorma-anlatma</li>
<li>Dua etme</li>
<li>Simetri ve düzen</li>
<li>Biriktirme</li>
</ul>
<p>Günümüzde her 10.000 kişiden 300 ünün takıntı hastalığı olduğu bilinmektedir.Türkiye’de yaklaşık 2 milyon insan bu rahatsızlıktan muzdariptir.</p>
<h3>Takıntı Hastalığı</h3>
<p>Takıntı hastalığı genellikle 20-35 yaş aralığında başlar.Obsesiflerin sadece %15 nde rahatsızlıklar 35 inden sonra ortaya çıkablir.Bununla birlikte çocuklarda başlayan takıntı hastalıklarına da rastlanır.Kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıkta görülür.Çocuk yaşlarda başlayan obsesif kompulsif bozukluğun erkelerde daha yaygın olduğu görülmüştür.</p>
<h3>Takıntı Hastalığının Sebepleri Nelerdir?</h3>
<h4>a.Biyolojik Sebepler</h4>
<p>Takıntı hastalığının, vücudumuzda yaşadığımız kalp,karaciğer,bağırsak rahatsızlıkları gibi rahatsızlıklardan farkı yoktur.Bu hastalık ,beyin hücrelerinde ortaya çıkan bir çeşit çalışma bozukluğundan kaynaklanabilir.Kimyasal bozukluk olarak nitelendirebileceğimiz bu rahatsızlık,beyinde serotoninin yeterince etki göstermemesiyle bağlantılıdır.</p>
<h4>b.Psikolojik Sebepler</h4>
<p>Her insanın içinde,insanoğlunun doğası gereği hoşuna gitmeyen,kabul etmek istemediği birtakım duygu ve dürtüler vardır.İçimizden gelen bu istenmeyen duygu ve dürtülerle mücadele ederiz.Benliğimizdeki çatışmalar ve hayatın getirdiği stresle mücadele ederken farkında olmadan oluşturduğumuz ruhsal düzeneklere de savunma mekanizması adı verilir.</p>
<p>Savunma mekanizmaları gerek kişinin ortama adaptasyonunda ve gerekse gelişiminde çok önemli bir rol oynar.Ancak savunma mekanizmalarının abartılı şekilde kullanılması benliğin işlevini engeller ve patolojik boyuta geçebilir.Takıntılı olmaya aday kişiler,kirlilik,zıtlaşma,saldırganlık,inatçılık gibi duygu ve dürtüleriyle baş edebilmek için karşıt tepki kurma, bastırma, yalıtma ,yapma-bozma gibi savunma mekanizmalarını kullanırlar.</p>
<p>Bu savunma mekanizmaları düşünme biçimlerine iyice yerleştiğinde ve abartılı biçimde kullanıldığında takıntılı kişilik yapısı ortaya çıkar.Örneğin kontrol takıntısına sahip kişi ,arabasının kapısını kilitleyip kilitlemediğinden şüphe eder ve sürekli kontrol etme ihtiyacı duyar. Bu takıntı tipinde yapma-bozma dediğimiz bir savunma mekanizması çok kullanılır. Yani örneğimizdeki kişi arabasının başına gider, uzaktan kumandaya basar, kapıyı tekrar açar ve kapatır.</p>
<p>Hastalıgın nedeni ağırlıklı olarak biyolojik olmakla birlikte herkeste ne tür takıntıların ortaya çıkacağını belirleyen, her bireyin kişilik özellikleridir.Hasta olmadan önce de titiz olan bir kişide büyük olasılıkla temizlik ve aşırı el yıkama seklinde ortaya çıkan hastalık, günlük hayatında güvensiz ve evhamlı olan bir başkasında şüphecilik ve kontrol etme şeklinde görülebilir. Mükemmeliyetçi bir kişide de simetri obsesyonu ortaya çıkabilir.</p>
<h3>Takıntılarla İlişkili Diğer Rahatsızlıklar</h3>
<ol>
<li>Tik Bozuklukları</li>
<li>Vücut Dismorfik Bozukluğu</li>
<li>Hipokondriyazis (Hastalık Hastalığı)</li>
<li>Trikotilomani (Kıl Koparma Hastalığı)</li>
<li>.Anoreksiya Nervoza (Zayıflama Hastalığı)</li>
<li>Kleptomani (Çalma Hastalığı)</li>
<li>.Kumar Bağımlılığı</li>
<li>Onyomani (Alışveriş Hastalığı)</li>
<li>Seks Bağımlılığı</li>
</ol>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cocuklarda-takinti/">Çocuklarda Takıntı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çift Danışmanlığı</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 06:48:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bireysel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çift danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çift terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çift Danışmanlığı Nedir? Çift danışmanlığı ; birbiriyle çatışmada olan iki insanın etkileşimini değiştirmek için düzenlenmiş bir danışmanlık biçimidir. Daha çok ... <a title="Çift Danışmanlığı" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/">Çift Danışmanlığı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Çift Danışmanlığı Nedir?</h3>
<p>Çift danışmanlığı ; birbiriyle çatışmada olan iki insanın etkileşimini değiştirmek için düzenlenmiş bir danışmanlık biçimidir. Daha çok evlilik danışmanlığı olarak da karşımıza çıkar. Evlilik danışmanlığı konu açısından özel bir ailesel çatışmanın ele alınması nedeniyle çift danışmanlığına göre daha sınırlıdır. Evlilik danışmanlığında , eğitilmiş bir kişi, çiftle danışmanlık süreci için bir anlaşma yapar ve belli iletişim tipleri aracılığı ile rahatsızlığı azaltmaya, uyumu bozan davranış biçimlerini tersine çevirmeye ya da değiştirmeye ve kişilik olgunlaşmasını ve gelişimini sağlamaya uğraşır.</p>
<h3>Evlilik Nedir?</h3>
<p>Kendi kuralları olan veya karı-koca arasında belirlenmiş bir kurum olarak evlilik kelimesi, bir tören, formalite, kontrat veya davranış olarak belirlenebilir.Evlilik genel olarak karı ve koca arasında yasal bir kurum olarak belirlenmiştir. Yasal olma; dini açıdan, medeni açıdan veya bazı kanunlar açısından onaylanmayı gösterir.</p>
<h3>Bireysel Danışmanlık</h3>
<p>Bireysel danışmanlık , evlilikle ilgili problemleri çözemediğinde, eşlerde birindeki ya da her ikisindeki sıkıntının başlangıcının açıkça evlilikle ilgili olaylarla bağlantısı olduğunda ve çatışmadaki bir çift evlilik danışmanlığı istediğinde eşinde sürece katılması düşünülür. Eşler arasındaki iletişim sorunları evlilik danışmanlığı için en önemli nedendir.</p>
<p>Böyle durumlarda eşlerden biri diğeri tarafından sindirilebilir, diğerine düşünce ya da duygularını söylemeye çalışırken kaygılanabilir veya bilinçdışı beklentilerini diğerine yansıtabilir. Danışmanlıkta , eşlerden her birinin diğerini gerçekçi bir şekilde görmesini kolaylaştırmaya yönlendirilir. Çiftlerin cinsel yaşamı gibi bir ya da birkaç alandaki çatışma da danışmanlık alanıdır.</p>
<p>Danışman, tek başına bir sorunu çözmeye başlamadan önce evlilik ilişkisinin tüm yönlerini değerlendirmelidir, çünkü bu evlilikle ilgili yaygın bir bozukluğun bir belirtisi olabilir.</p>
<h3>Çiftlerde İşlev Bozukluğu</h3>
<p>Çiftlerde İşlev Bozukluğu Belirtilerinin Ortaya Çıktığı Alanlar:</p>
<ol>
<li>İş ve Ekonomik Konular: Paranın nasıl kazanılacağı ve nasıl harcanacağı ile ilgili netlikler olmaması, eşlerden birinin onaylamadığı biçimde başkalarına mali destek sağlaması (özellikle karı veya kocanın köken aldığı aileye) işlev bozukluklarına yol açmaktadır.</li>
<li>Ana-baba olma: Çocukların bakımını kimin üstleneceği, eğitimlerinin nasıl olacağı, disiplinlerinin nasıl sağlanacağı da tartışma konularındandır. Genellikleeşlerden birinin ebeveynlik işini tamamen üzerine aldığı ailelerde ya da bir tarafın bu konuları daha iyi bildiğini düşündüğü ailelerde bu ve benzeri yakınmalar daha sık olmaktadır.</li>
<li>Zaman ayırma ve iletişim: Eşlerin birbirlerine, çocuklarına, arkadaşlarına, akrabalarına ayırdıkları zamanın miktar ve kalitesi önemlidir. Birbirlerine yeterli zaman ayıramamaları çift olmalarını engeller. Çiftlerin en sık yakındıkları şeylerden biri “biz konuşamıyoruz” veya “artık konuşacak bir şey bulamıyoruz” olmaktadır.</li>
<li>Çekirdek aile olamama, bu duruma hazır olmama: Ülkemizde giderek azalmasına karşın oldukça sık rastlanan bir durum eşlerden birinin, genelde de erkek olanın ailesiyle birlikte yaşamak ya da eşlerden birinin anne ya da babasıyla birlikte oturmaktır ve bu danışmaya gelen çiftlerin sorun alanı olarak sıklıkla tartıştıkları bir konudur. “Sen onların sözünden çıkmazsın” “Bu evde benim konumun ne zaten” gibi cümleler suçlayıcı olarak tekrarlanır. Bunun biraz farklı şekli de bir süredir büyükleriyle yaşayıp sonradan kendilerine ev kuranların başbaşa kaldıklarında ilişkiyi yürütememeleri durumudur.</li>
<li>Cinsellik: Cinsel ilişkilerinin istenilen sıcaklıkta, sıklıkta, kalitede olmayışı durumu bu alana girebilir.</li>
<li>Evlilik danışmanlığının amaçlarını şu şekilde de tarif edilebilir: Evlilikle ilgili bozuklukların terapisinin amaçları duygusal sıkıntıyı ve yetersizliği azaltmak ve eşlerin her ikisinin birlikte ve bireysel olarak iyilik hallerini desteklemektir. Genel bir yol olarak, danışman sorun çözmeye yönelik ortak kaynakları güçlendirerek, uygunsuz olanların yerine uygun denetim ve savunmaların geçmesini sağlayarak, hem duygusal sarsıntının parçalayıcı etkilerine karşı bağışıklığı hem de ilişkilerin övücülüğünü artırarak ve ilişkinin ve eşlerden her birinin büyümesini destekleyerek bu amaçlara doğru hareket eder</li>
</ol>
<h3>İlişkide Sorumluluk Almak</h3>
<p>Terapötik görevin bir bölümü evlilik içindeki her bir eşin kendi kişiliğinin psikodinamik yapısını anlamak için sorumluluk almaya ikna etmektir. Davranışlarının kişinin kendi yaşamındaki, diğer eşin yaşamındaki ve etraftaki diğer insanların yaşamındaki etkilerinin sorumluluğu vurgulanır; ki bu çoğu zaman evlilikle ilgili anlaşmazlığa yol açan sorunların derinlemesine anlaşılmasıyla sonuçlanır.</p>
<h3>Evlilik Danışmanlığı</h3>
<p>Evlilik danışmanlığı hiçbir evliliğin devamı güvencesini veremez. Gerçekten de belli bazı durumlarda eşlere bitirilmesi gereken sürdürülemez bir birliktelik içinde olduklarını gösterebilir. Bu durumlarda çift zor olan ayrılma ve boşanma süreciyle çalışmak için danışmanla görüşmeye devam edebilir. Bu sürece boşanma danışmanlığı alarak devam edilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ilginizi çekebilir</p>
<ul>
<li><a href="https://felicitapsikolojimerkezi.com/sakarya-cift-terapisi/">Sakarya Çift terapisi</a></li>
<li><a href="https://felicitapsikolojimerkezi.com/">Sakarya psikolog</a></li>
<li><a href="https://sakaryacocukpsikologu.com/">Sakarya çocuk psikoloğu</a></li>
</ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/cift-danismanligi-nedir/">Çift Danışmanlığı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emdr</title>
		<link>https://www.psikologizmir.net/emdr-psikoterapi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Empati İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 06:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bireysel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[emdr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.psikologizmir.net/wp/?p=251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emdr Nedir? trafik kazası geçirdim, hayatım değişti.Artık ne araba kullanabiliyorum ne de arabaya binebiliyorum.” “Yıllardır uçak ile seyahat ederim.Son bindiğimde ... <a title="Emdr" class="read-more" href="https://www.psikologizmir.net/emdr-psikoterapi/">Devamı</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/emdr-psikoterapi/">Emdr</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Emdr Nedir?</h2>
<p>trafik kazası geçirdim, hayatım değişti.Artık ne araba kullanabiliyorum ne de arabaya binebiliyorum.” “Yıllardır uçak ile seyahat ederim.Son bindiğimde neden olduğunu anlayamadığım bir şekilde boğuluyormuşum gibi hissettim.Uçak daha havalanmadan pilota haber verildi, apar topar uçaktan kendimi dar attım.</p>
<p>Artık uçağa binemiyorum.” “Sevgilim nişanlanmak üzereyken beni terketti.2 senedir kimseyle birlikte olmaya cesaret edemiyorum.” ”Derslerim çok iyiydi, sınava çok iyi hazırlandım ama sınav anında sanki her bildiğimi unuttum, başarısız olacağım endişesi ile sorulara konsantre olamadım.”</p>
<h3>Travmalar</h3>
<p>Bunlar hayatın içinden gerçek olaylar. Belki sizin başınıza geldi, belki bir yakınınızın.Duygusal travmalar yaşamımızın bir döneminde bizleri etkileyebileceği gibi ,bedensel rahatsızlıklara da zemin hazırlar. Herkesin geçmişinde travma yaşantıları olabilir.Hepimiz bir gün ani bir kayıpla yas sürecinin ardından depresyona girebilir, daha once yaşamadığımız fobilere sahip olabilir veya bir anda gelişen panik atakların mağduru olabiliriz.Hayatın karşımıza çıkaracağı mutluluklar, acılar ve zorluklar beklenmedik anlarda kapımızı çalar.</p>
<h3>Olumsuz Düşünce ve Kaygılar</h3>
<p>Travmalar, duygusal sorunlar, olumsuz duygu ve düşünceler,fobiler ve bunun gibi daha birçok sıkıntılı durum, kişinin gününü yaşamasına ve geleceğini istediği yönde inşa etmesine engel olur.Hayat kalitemizi düşürür. Oysa hayatımızı, zihnimizi kemiren acı verici düşüncelerle ya da korkunç hatıralara katlanarak yaşamak zorunda değiliz.Bu rahatsızlıklarımızdan utanarak ve yardım almayı reddederek kendi kendimize başetmeye çalışmak ise kıymetli yaşamımızı boş yere harcamaktan başka birşey değil.</p>
<p>Bahsedeceğim terapi tekniği EMDR ((Eye Movement Desensitization Reprocessing) yani Türkçe ismi ile Göz Hareketleri Eşliğinde Duyarsızlaştırma ve Yeniden Proses Etme Tekniği, özellikle duygusal travmalar olmak üzere birçok psikolojik sıkıntınıza kısa vadeli çözüm sunan son döneme damgasını vurmuş bir teknik.</p>
<h3>EMDR Terapisi Nekadar Popüler?</h3>
<p>Halen bir çok ülkede binlerce terapist tarafından başarı ile kullanılmakta olan EMDR; kişinin geçmişinde yaşadığı travma, duygusal sorunlar, (endişe, suçluluk duygusu, öfke, taciz, doğal afetler, çocukluk dönemi üzüntüleri v.b…), bazı depresyon çeşitleri, fobi ve yas gibi rahatsızlık veren durumlardan arınmak için kullanılan kalıcı sonuç almaya yönelik etkin bir terapi yöntemi.</p>
<p>Ülkemizde Marmara Depremi ardından çok hızlı bir şekilde gelişmeye başlayan EMDR terapisi ile ,depremin psikolojik etkilerini çok şiddetli olarak yaşayan deprem mağdurlarında oldukça başarılı sonuçlar elde edildiği biliniyor.</p>
<h3>EMDR Nasıl Etki Ediyor?</h3>
<p>Kişideki acı dolu deneyimler, beyinde görsel, işitsel, duygusal, düşünsel ve bedensel temsillerle saklanır. Kişi bu deneyimleri hatırladığında beyninde görsel bir resim ve bu resme eşlik eden “ben değersizim, güçsüzüm, sevilmeyen biriyim, yeterince iyi değilim, kendime güvenemem, mükemmel olmalıyım, tehlikedeyim, acı çekiyorum “gibi negatif düşünceler belirir. Olay hatırlandığında ve negatif inanç belirdiğinde kişinin öfke, korku, kızgınlık, utanç gibi bazı duyguları ortaya çıkar.</p>
<h3>Negatif Düşünceden Uzaklaşma</h3>
<p>EMDR da beynin sağ ve sol yarımküresi , göz hareketleri ve dokunsal hareketlerle uyarılarak travmatik anılar ve negatif düşünceler zihnimizden uzaklaşır ve olumsuz etkileri ortadan kalkar. EMDR sonrası kişi anıyı ya da korkutucu olayı unutmaz, ama bu durumlar kişi için artık bir stres kaynağı olmaktan çıkar.</p>
<p>Beyin bu travmalara karşı nötrleşir. Bu metot sayesinde, zihin, beynin doğal eğilimini de kullanarak, yüzleşemediğii ve dolayısıyla hesaplaşamadığı yaşantıları, tanımlanabilir ve kontrol edilebilir bir hale getirerek, onları baş edilebilir bir duruma dönüştürür.</p>
<p>Hızlı ve kalıcı etki bırakan bir yöntem olmasısının yanısıra,tedavi kesildikten sonra etkilerinin artarak devam etmesi de EMDR terapisi ilaç tedavilerine kıyasla üstünlük sağlayan bir özelliğidir. İlaç tedavilerinde kimi zaman tedavinin kesilmesinden sonra belirtilerde yeniden alevlenmeler görülebilmektedir.</p>
<h3>EMDR &#8216;nin Kullanım Alanları</h3>
<ul>
<li>Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD)</li>
<li>Taciz</li>
<li>Doğal afetler</li>
<li>Psikolojik şidet</li>
<li>Panik Bozukluk</li>
<li>Depresyon</li>
<li>Kaygı Bozuklukları</li>
<li>Uyku Bozukluğu</li>
<li>Kişilik Bozuklukları</li>
<li>Beden Ağrısı Bozuklukları</li>
<li>Kronik Ağrılar</li>
<li>Bağımlılıklar</li>
<li>Ergenlik Sorunları</li>
<li>Kekemelik</li>
<li>Tikler</li>
<li>Fobiler</li>
<li>Korkular</li>
<li>Yas</li>
<li>Performans Kaygıları</li>
<li>Performans ve Yaratıcılık Geliştirme</li>
<li>Öğrencilerde Sınav Kaygısı</li>
</ul>
<h3>Günümüzde EMDR</h3>
<p>Günümüzde EMDR,  artık birçok ihtiyaca hızlı ve etkin bir şekilde yanıt verebilecek noktaya gelmiştir. Önceleri yalnızca çıkış kaynağı olarak görünen Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtilerinin aşılmasında kullanılırken, zamanla etkinlik alanını geliştirerek uçak, hayvan, kapalı mekan, sosyal fobi gibi tüm fobik problemlerin ve panik atak, obsesif kompulsif bozukluklar gibi problemlerin çözümünde de kullanılmaya başlanılmıştır.</p>
<p>Son dönemlerde özellikle üst düzey yöneticiler, sanatçılar ,sporcular ve öğrenciler performanslarını arttırmak ve özgüvenlerini geliştirmek için EMDR terapisinden fayda sağlamaktadırlar. Bunların yanı sıra, migren gibi kronik günlük baş ağrısı olan kişilere uygulanan EMDR yöntemi sayesinde, hastalardaki ağrı şiddeti, sıklığı, süresi ve alınan ilaç miktarında ciddi düşüşler yaşanmıştır.</p>
<h3>Kimler EMDR Terapisi Uygulayabilir?</h3>
<p>EMDR Ancak Uluslararası EMDR Enstitüsü (EMDR Insititute) tarafından açılan iki düzey sertifikalandırılmış eğitimi tamamlamış ve süpervizyon çalışmalarına katılmış ve sertifika almış psikoterapistler tarafından uygulanabilmektedir.</p>
<h3>EMDR &#8216;nin Geçmişi</h3>
<p>EMDR ,Psikolog Dr.Francine Shapiro, (California-Palo Alto’da Zihinsel Araştırmalar Enstitüsü’nde kıdemli bir araştırmacıdır) tarafından 1987 ’de keşfedilmiştir. Shapiro bir gün parkta yürürken kendisini rahatsız eden bazı düşüncelerinin daha az rahatsız ettiğini ve bu durumun yani iyileşmenin spontane göz hareketlerinden kaynaklandığına bağlamıştır.</p>
<h3>EMDR Güvenli mi ?</h3>
<p>Bu keşfinin insanlara yardımcı olabileceği düşüncesiyle araştırmalara başlayan Shapiro ,ilk çalışmalarında travmatik anıları (tecavüz, sarkıntılık, uyku sorunları, savaş deneyimleri vb.) olan yaşları 11 ile 53 arasında değişen 22 kişilik bir gruba odaklanarak tedavi süreçlerinde kayda değer başarılar elde etmiştir. Sonraki yıllarda geliştirilen bu teknik sayesinde günümüzde birçok psikolojik rahatsızlık ,ilaç tedavisi gerektirmeden ,hızlı ve kesin sonuca yönelik şekilde tedavi edilmektedir.</p>
<p>Francine Shapiro, psikoterapideki gelişmelere katkılarından ötürü, &#8220;Uluslararası Sigmund Freud Ödülü&#8221;nü almış, Dünya Travma Psikolojisi Derneği tarafından 2009 senesinde Travma Psikolojisine en önemli gelişme ve katkıyı sağladığı için tekrar ödülle onurlandırılmıştır.</p>
<h3>Psikolojik Sorunlarda EMDR Terapisi</h3>
<p>Travma ile ilgili psikolojik sıkıntıların tedavisinde EMDR birçok kurum tarafından kabul edilen ve onay verilen bir psikoterapi yöntemidir. Amerikan Psikiyatri Derneği Akut Stres Bozukluğu ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uygulama Kılavuzu ,EMDR&#8217;nin akut ve kronik travma sonrası stres bozukluğu ile ilgili semptomların iyileştirmesindeki etkinliğini onaylamıştır.</p>
<p>A.B.D. Savaş Gazileri Departmanı ve Savunma Departmanı da, Travma Sonrası Stres Bozukluğu tedavisinde tavsiye edilen terapiler içersinde en üst sıraya EMDR’yi koymuştur . Ayrıca, Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Örgütü , EMDR’yi TSSB için en etkili tedavi olarak kabul etmektedir</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net/emdr-psikoterapi/">Emdr</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.psikologizmir.net">Piskolog İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
