​Cinsel İşlev Bozuklukları  

Cinsel İşlev Bozuklukları

İZMİR CİNSEL TERAPİ

CİNSEL TERAPİ KONULARI


CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

Cinsel işlev bozuklukları, biyolojik sorunların bir belirtisi olabildiği gibi, ruhsal ve kişiler arası problemler nedeniyle, ya da her ikisinin bir arada bulunması sonucu görülebilir. Cinsel işlev, herhangi bir stres, ruhsal, duygusal bozukluklar ya da cinsel işlev ve fizyolojinin iyi bilinmemesi ile olumsuz olarak etkilenebilir. 

İşlev bozuklukları ömür boyu görülebileği gibi, sonradan da oluşmuş olabilir. Ya da bir özel durumla ya da cinsel partnerle sınırlı olabilir. Psikolojik etkenlerden dolayı ortaya çıkabildiği gibi, bileşik etkenler sonucu da ortaya çıkabilir.

Yaşanılan en belirgin cinsel problemler şunlardır:

Cinsel istek bozuklukları 

Cinsellik hakkındaki bilinçdışı korkularla oluşabildiği gibi cinsel isteğin kaybı kronik anksiyete, depresyon, merkezi sinir sistemini bastıran ilaç kullanımı ile de görülebilir. Cinsel istek kaybı evli çiftler arasında, kadınlarda daha fazla görülmektedir.

Cinsel uyarılma bozuklukları

Cinsel uyarılmayı sürdürmede güçlük kadınlarda anksiyete, suçluluk ve korku gibi psikolojik çatışmaların sonucu olabilir. Testesteron, östrojen, prolaktin hormonlarının düzeylerindeki değişmeler cinsel uyarılma sorunlarına yol açabilir. 

Erkekte cinsel uyarılma bozukluğu yeterli bir ereksiyon (sertleşme) sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene kadar sürdürememe durumudur. Sertleşme bozukluğunun organik kökenli olup olmadığını ayırt etme konusunda birçok yöntem vardır. Genellikle uykuda sertleşme , sertleşme bozukluğunun organik kökenli olmayıp psikolojik olduğunun göstergesidir. Sertleşme bozukluğunun psikolojik nedenleri arasında çözümlenmemiş bilinçdışı çatışmalar önde gelir. Bu durumda cezalandırıcı ve sert ahlaki değerler, güvensizlik veya yetersizlik duyguları söz konusudur. Erektil bozukluk/Ereksiyon bozukluğu cinsel eşler arasındaki anlaşmazlıklar sonucu da ortaya çıkabilir.

Orgazmla ilgili bozukluklar

Kadında orgazm bozukluğunda cinsel partneri tarafından reddedilme, gebe kalma korkusu, erkeklere karşı düşmanlık hisleri, cinsel dürtüleri hakkında suçluluk duyguları ya da evlilik çatışmaları psikolojik etkenler olarak sayılabilir.

Erkeklerde görülen en yaygın orgazm bozukluğu erken boşalmadır. Genç ve yeni cinsel partnerli erkeklerde yaygındır. Erken boşalma vajina (kadın cinsel organı) hakkında bilinçdışı bir korku ile birlikte olabilir. Gençlik döneminin ilk cinsel deneyimlerindeki olumsuzluklardan gelişebilir. Stresli evlilikler bu sorunu artırır. Daha çok kaygı bozukluklarında görülür.

VaJinismus

Vajinanın üçte birlik dış kısmının cinsel birleşme esnasında penisin girişine izin vermeyecek ölçüde kasılması durumudur. Bu tanının konması için bozukluğun ya sürekli ya da yineleyici bir biçimde görülmesi gerekir. Daha çok yüksek sosyoekonomik gruptan kadınlarda görüldüğü bildirilmiştir. Cinsel travma, tecavüz ve çocuklukta cinsel kötüye kullanım bu rahatsızlığı ortaya çıkarabilir. Cinselliği bir günah olarak gören sıkı dinsel eğitim alan kadınlarda daha sık görüldüğü vurgulanmaktadır.Ülkemiz kadınlarında, gene sıkı cinsel eğitime bağlı olarak özellikle yeni evlilerde sık görüldüğü ve bazen yıllarca devam ettiği izlenmektedir.

Disparoni (Ağrılı cinsel ilişki)

Disparoni cinsel birleşme öncesinde, sırasında veya sonrasında görülen cinsel bölge ile ilgili ağrıları tanımlar. Tanı konulmadan önce ağrının sürekliliğinden ve herhangi bir tıbbi rahatsızlığa bağlı olmadığından emin olunması gerekir.Cinsel tecavüze ya da çocukluğunda cinsel kötüye kullanıma maruz kalmış kadınlarda kronik pelvis ağrısı yaygındır. Ağrılı cinsel birleşme gerginlik ve anksiyete sonucu ortaya çıkabilir. Disparoni erkeklerde nadir görülür ve genellikle organik bir durumla ilgilidir.