Makaleler T.C Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özel Empati İzmir Aile Danışma Merkezi Psikolojik Hizmetler

Sosyal Fobi

0 Comments
1422

Genellikle çocukluk yaşlarından itibaren seyretmeye başlayan sosyal fobi, bir ya da birden fazla sosyal durumdan korkmak ve hayattan kaçınmak olarak tanımlanabilir. Son zamanlarda oldukça yaygınlaşan sosyal fobi; kişinin kendisini insanların arasında rahat ifade edememesi, kalabalık ortamlarda söz almak istememesi ve kaygı duyması,yeni insanlarla tanışamaması ,kendisini diğer insanlarla oldukça fazla kıyaslaması ve kendini değersiz görmesi, hayatında vermesi gereken kararları alamaması gibi davranışlarla örneklendirilebilen , insanın kendi zihninde yarattığı bir korkuya teslim olmasıdır.

Sosyal fobik bireylerde iki durumdan bahsedilebilir. Bazı çocuklar biyolojik olarak daha ürkek ve çekingen bir mizaca sahip olabilirler. Genetik yatkınlık olarak adlandırılabilecek bu durum, çocukta davranışsal bir ketlenme yaratır.Bu çocuklar daha ürkek, daha çekingen çocuklardır.Ancak olumlu yaşamsal deneyimlerle zaman içinde sosyalleşebilir ve çekingenliklerini üzerlerinden atabilirler. Ancak mizaçla birlikte öncelikle ebeveynlerinden daha sonra çevreden olumsuz mesajlar ve güvensizliklerini ve çekingenliklerini depreştiren olumsuz mesajlar alan bu çocuklar, yaşları ilerledikçe sosyal fobi yaşamaya daha eğilimli hale gelebilirler.

Genetik yatkınlığı olmayan ancak çocukluk çağında çok fazla kişisel olarak eleştirilen, kınanan, olumsuz mesajları içselleştiren çocuklar ise zaman içinde yaşadıkları özgüven problemi ile aşırı kaygı duymayı öğrenebilirler.

Topluma karşı güvensiz, kendi içinde kaygılı veya fazla cezalandırıcı,beklentileri çok yüksek olan ,aşırı koruyan-kollayan ve çocuğun bireyselliğinin gelişimine izin vermeyen ebeveynlerde sosyal fobi yaşayan bir çocuğun gelişmesine neden olabilirler.

Sosyal fobi , utanç ve suçluluk temelli bir kaygı bozukluğudur. Utanç, öteki karşısında yetersiz kalmanın oluşturduğu bir duygudur. Utanç insanın kendi kendini kurmasıyla ve toplumun utancı destekleyen dayatmalarıyla var olur. Kişinin , diğerlerini gözlemleyerek oluşturduğu kendi perspektifindeki yeterlilik kavramı ve kendinden beklentileri sekteye uğradığında, kişi kendini yetersiz ve değersiz olarak görmeye başlar.Kişinin ben ideali ne kadar katıysa, yaşadığı utanç da o kadar ağır olur. Utanç bir yere kadar gerekli bir duygudur. Kişinin yetersizliğini, edilgenliğini ve geliştirmesi gereken yönlerini farkına varmasını ve motive olmasını sağlar. Ancak gereğinden fazla miktarda ve gereğinden farklı durumlarda aşırı utanç duymak, kişinin geri çekilmesine ve diğerleri arasında aşırı kaygı duymasına neden olmaktadır. Suçluluk ise, bir çocuğun hayatının ilk yıllarında öğrenmeye başladığı, toplum kurallarına uymayı gerektiren durumlarda sınırlarını belirlemesine sebep olan bir duygudur. Utanç daha içsel, kontrol dışı bir durumken, suçluluk daha bilinç düzeyinde bir duygu olarak göze çarpar.

Sosyal fobisi olan kişiler, ya korktukları durumlardan kaçınırlar ya da belirgin bir sıkıntıya katlanarak korktukları durumu yaşarlar. Korktukları durumu yaşadıklarında ise, çarpıntı, titreme,terleme,mide ağrısı,mide bulantısı,boğaz kuruluğu, kızarma, ses kısıklığı v.b gibi kaygının fiziksel belirtilerinden yakınırlar.Bazen sosyal fobi, kişinin panik atak yaşamasına sebebiyet verebilir. Sosyal fobi yaşayan kişilerin, kendilerinde korku-kaygı yaratan davranıştan kaçınmaları , sosyal fobiyi yani kaçınma davranışını pekiştirir. Sosyal fobi yaşayan bir kişinin düşünceleri “ tuhafım , herkesten farklıyım,yetersizim,beceriksizim,yanlış bir şey söyleyeceğim,söyleyecek bir şey bulamayacağım,sıkıcıyım,herkes bana bakacak,beni beğenmeyecekler,kontrolümü kaybedeceğim,kızaracağım,donakalacağım,ellerim titreyecek v.b ketleyici ve kendini değersizleştiren düşüncelerden oluşur. Yine bu kişinin düşüncelerinde “diğerleri kadar iyi değilim , mükemmel değilsem beni kabul etmezler,iyi bir izlenim bırakmalıyım,herkes tarafından kabul görmeliyim,hiçbir zayıflık işareti göstermemeliyim,birisi beni beğenmez veya onaylamaz ise bu yeterince iyi olmadığım anlamına gelir, v.b gerçekçi olmayan ve ketleyen sayıtlılar bulunur.Sosyal fobinin en önemli özelliklerinden biri kişinin diğerlerinin değerini çok abartması kendini aşırı değersizleştirmesidir.Kişi başkalarının onay ve beğenilerini, kendi istek ,arzu ve düşüncelerinin üzerinde tutar.Dolayısıyla kendini ortaya koymak ve diğerleri ile ilişkiye girmek bu çarpık düşüncelerden ötürü oldukça zorlaşır.

Sosyal fobinin tedavisinde, özellikle bilişsel yeniden yapılandırma, gevşeme teknikleri ve davranışsal terapi öne çıkmaktadır. Bilişsel yeniden yapılandırma,kaygıyı ve kaçınmayı azaltmak için doğrudan utanma ve küçük düşme beklentilerini hedef alır.Gevşeme teknikleri,kişinin kaygıyı ve kaygının fiziksel belirtilerini azaltabileceği bir yöntemdir.Davranışsal terapi, kişinin sosyal beceri yetilerini arttırmaya ve kaçındıkları davranışlarla yüzleşmeye yöneliktir. Aşama aşama uygulanan tedavide başarı oranı kişiden kişiye değişmekle birlikte yüksektir.

Last Modified: 05 Ağustos, 2015
Related Articles: Okul Fobisi
Sosyal Fobi